1ilaç

TOPAMAX Sprinkle Mikropellet Kapsül

Johnson&Johnson

 

Formüler > M.S.S > Antiepileptikler > Epilepsinin Kontrolü > Topiramat

 

 

Etken Madde(ler):

Topiramat

 

Piyasa Şekilleri:

15 mg: 60 mikropellet kapsül
25 mg: 60 mikropellet kapsül
50 mg: 60 mikropellet kapsül

 

Kullanım Şekli:

Hem erişkin hem de çocuklarda optimal kontrol için, tedavinin düşük dozlarda başlatılarak, daha sonra dozu yavaş yavaş artırarak etkili doza kadar titre edilmesi önerilir. Film tablet ve sprinkle kapsül formülasyonları halinde bulunmaktadır. Film tabletlerin kırılmaması önerilir. Pediyatrik ve yaşlı hastalar gibi yutma güçlüğü olan hastalara sprinkle formülasyon önerilir. Sprinkle kapsüller bütün olarak yutulabilir ya da kapsül dikkatle açılıp, içindekilerin küçük miktarda (tatlı kaşığı dolusu) yumuşak kıvamlı bir yiyeceğin üzerine serpiştirilmesiyle alınır. Bu ilaç-yiyecek karışımı hemen yutulmalı ve çiğnenmemelidir. Daha sonra kullanılmak üzere saklanılmamalıdır. Epilepside Diğer Antiepileptik İlaçlarla Birlikte Kullanımı: Erişkinler: Tedaviye bir hafta süre ile geceleri 25-50 mg dozunda başlanmalıdır. Daha sonra haftalık, ya da iki haftalık aralıklar ile doz 25-50 (en fazla 100) mg/gün arttırılmalı ve doz ikiye bölünerek alınmalıdır. Günlük doz, ikiye bölünmüş halde 200-400 mg'dır. Bazı hastalarda 1600 mg/gün'e kadar çıkan yüksek dozlar kullanılmıştır. Hemodiyaliz günlerinde, günlük dozun yaklaşık yarısına eşdeğer ilave bir doz uygulanmalıdır. Bu ek doz, hemodiyaliz öncesinde ve hemodiyaliz bitiminde, bölünerek verilmelidir. 2 yaş ve üzerindeki çocuklar: Adjuvan tedavi olarak önerilen toplam günlük dozu, ikiye bölünmüş halde yaklaşık 5-9 mg/kg/gün'dür. Titrasyon, ilk haftada geceleri alınan 25 mg (ya da daha az, 1-3 mg/kg-gün temelinde) ile başlatılmalıdır. Optimal klinik yanıtın alınabilmesi için doz daha sonra, 1-2 haftalık aralıklar ile, 1-3 mg/kg/günlük ilaveler şeklinde arttırılmalı ve ikiye bölünmüş olarak uygulanmalıdır. Günlük 30 mg/kg'a kadar olan dozlar araştırılmış ve genellikle iyi tolere edildiği görülmüştür. Epilepside Monoterapi: Erişkinler: Titrasyona bir hafta süre ile geceleri alınan 25 mg ile başlanmalıdır. Doz daha sonra 1-2 haftalık aralıklar ile 25-50 mg dozunda arttırılmalı ve doz ikiye bölünerek uygulanmalıdır. Erişkinlerde topiramat monoterapisi için önerilen hedef başlangıç dozu, 100 mg/gün'dür ve önerilen maksimal günlük doz 500 mg'dır. Refrakter epilepsisi olan bazı hastalar 1,000 mg/gün dozundaki topiramat monoterapisini tolere etmişlerdir. Çocuklar: 2 yaş ve üzerindeki çocukların tedavisine, ilk hafta geceleri verilen 0.5 ile 1 mg/kg/gün ile başlanmalıdır. Doz daha sonra, 1-2 haftalık aralıklar ile, 0.5-1 mg/kg/günlük ilaveler şeklinde arttırılmalı ve ikiye bölünmüş olarak uygulanmalıdır. İki yaş ve üzerindeki çocuklarda topiramat monoterapisi için önerilen hedef başlangıç dozu, 3-6 mg/kg/gün'dür. Parsiyel başlangıçlı nöbetleri olan, yeni tanı konmuş çocuklara 500 mg/gün'e kadar dozlar verilmiştir. Migren Profilaksisinde Kullanımı: Bir hafta boyunca geceleri 25 mg ile titrasyona başlanmalıdır. Daha sonra doz 1 haftalık aralarla 25 mg/gün dozunda artışlarla arttırılmalıdır. Migren profilaksisinde kullanımı için önerilen günlük toplam doz 100 mg/gün'dür ve bu doz ikiye bölünerek uygulanır. Günlük doz 200 mg/gün'e kadar çıkartılabilir.

 

 

Endikasyonları:

Yeni epilepsi teşhisi konmuş hastalarda monoterapi olarak ya da epilepsi hastalarında monoterapiye geçişte endikedir. Parsiyel başlangıçlı nöbetleri ya da jeneralize tonik-klonik nöbetleri olan erişkinler ve çocuklarda (2 yaş ve üzeri) adjuvan tedavi olarak endikedir. Lennox Gastaut sendromuna bağlı nöbetlerin tedavisinde de adjuvan tedavi olarak endikedir. Erişkinlerde migren profilaksisinde endikedir. Akut migren tedavisinde etkinliği değerlendirilmemiştir.

 

 

Kontrendikasyonları:

Bu ilaçta bulunan herhangi bir maddeye karşı aşırı duyarlılığı olan kişilerde kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Antiepileptik ilaçlar, nöbet sayısındaki olası bir artışı en aza indirmek amacıyla, kademeli biçimde azaltılarak sonlandırılmalıdır. Erişkinlerde yürütülen klinik araştırmalarda doz, haftalık aralıklar ile 100 mg/gün şeklinde azaltılmıştır. Bazı hastalarda, topiramat tedavisi, komplikasyon gelişmeksizin daha hızlı sonlandırılabilmiştir. Değişime uğramamış topiramatın ve metabolitlerinin başlıca atılım yolu böbreklerdir. Böbrek yoluyla atılım, böbrek fonksiyonlarına bağımlı olup, yaşa bağlılık göstermez. Orta derecede ya da şiddetli böbrek bozukluğu olan hastalarda kararlı durum plazma konsantrasyonlarına ulaşılması, böbrek fonksiyonları normal olan hastalardaki 4 ile 8 güne kıyasla, 10 ile 15 güne kadar uzayabilir. Topiramat kullanımı sırasında yeterli hidrasyon çok önemlidir. Hidrasyon nefrolitiyazis riskini azaltabilir. Egzersizden önce veya egzersiz sırasında veya sıcak havalara maruz kalma durumunda yeterli hidrasyon sıcağa bağlı yan etkilerin oluşma riskini azaltabilir. Böbrek taşı oluşturmaya eğilimli olanlar olmak üzere bazı hastalarda böbrek taşı ve renal kolik böbrek ağrısı veya böğür ağrısı gibi eşlik eden semptomların görülme riski artmış olabilir. Topiramatın klirensi azalabileceği için, karaciğer bozukluğu olan hastalarda topiramat dikkatle uygulanmalıdır. Topiramat kullanan hastalarda sekonder açı kapanması glokomu ile birlikte akut miyopi sendromu rapor edilmiştir. Semptomlar arasında; görme keskinliğinde ani düşme ve/veya göz ağrısı bulunmaktadır. Göz hastalıkları bulguları arasında; miyopi, ön kamarada sığlaşma, gözde kanlanma (kırmızılık) ve göziçi basıncında yükselme sayılabilir. Gözbebeği genişlemesi de görülebilir. Bu sendrom; sekonder açı kapanması glokomu ile beraber lens ve irisin öne kaymasıyla sonuçlanan suprasilier sıvı toplanması ile ilişkilendirilebilir. Semptomlar genellikle tedaviye başladıktan sonra 1 ay içinde ortaya çıkar. 40 yaşın altında ender görülen primer dar açılı glokomun tersine; topiramata bağlı sekonder açı kapanması glokomu, erişkinlerde olduğu kadar çocuklarda da rapor edilmiştir. Hiperkloremik, nonanyonik metabolik asidoz topiramat tedavisi ile birlikte görülebilir. Tedavinin herhangi bir zamanında oluşabileceği gibi, bikarbonat düzeyindeki azalma genellikle tedavinin erken döneminde meydana gelir. Asidoza yatkınlık sağlayan durumlar veya tedaviler (böbrek hastalığı, ağır solunum hastalıkları, status epileptikus, diyare, cerrahi, ketojenik veya diğer bazı ilaçlar) topiramatın bikarbonatı azaltıcı etkisini arttırabilirler. Kronik metabolik asidoz, pediyatrik hastalarda büyüme oranlarını azaltabilir. Pediyatrik veya erişkin popülasyonda topiramatın büyüme ve kemikle ilgili sekel yapıcı etkisi sistematik olarak araştırılmamıştır. Altta yatan durumlara bağlı olarak, topiramat tedavisi sırasında serum bikarbonat düzeylerinin değerlendirilmesi önerilmektedir. Eğer metabolik asidoz gelişirse ve devam ederse topiramat dozu azaltılmalı ya da titrasyon ile tedavi kesilmelidir. Oligohidrosis (terleme azlığı) özellikle çocuklarda, erişkinlere oranla daha sık gözlenir. Sıcak havalar oligohidrosisden kaynaklanan riski artırır. Tedavi sırasında kilo kaybedilirse, alınan besin miktarının arttırılması veya takviye yapılması düşünülebilir. Gebelik kategorisi C'dir. Gebe kadınlarda yürütülen herhangi bir çalışma yoktur. Kontrollü çalışmalarda topiramatın insan sütüne geçip geçmediği değerlendirilmemiştir. Hastalarda topiramatın anne sütüne geçtiği sınırlı olarak gözlemlenmiştir. İlaç piyasaya verildikten sonra kazanılan deneyimlerde, doğum öncesi diğer antikonvülsanlar ile birlikte ya da tek başına topiramata maruz kalmış erkek bebeklerde hipospadias gözlendiği bildirilmiştir. MSS üzerinde etkilidir ve uyuşukluk, baş dönmesi, ya da başka benzeri semptomlara yol açabilir. Başka bir durumda hafif ya da orta dereceli olabilecek bu advers etkiler, özellikle hastanın aldığı ilaca ilişkin bireysel deneyimi oluşuncaya değin geçecek süre içinde, araç ya da makina kullanan hastalarda potansiyel tehlikeye sahip olabilir.

 

Yan Etkileri:

Epilepside diğer antiepileptik ilaçlarla birlikte kullanımı (klinik çalışmalar): Erişkinler: Bazıları hızlı bir doz titrasyon dönemi içeren, çift kör klinik çalışmalarda, topiramat tedavisindeki erişkin hastalarda plasebo grubuna göre daha yüksek insidansa (%5 ve üzeri) sahip yan etkiler: Somnolans, baş dönmesi, sinirlilik, ataksi, bitkinlik, konuşma bozuklukları ve buna bağlı konuşma sorunları, psikomotor yavaşlama, görme bozuklukları, hatırlamada güçlük, konfüzyon, parastezi, diplopi, anoreksi, nistagmus, bulantı, kilo kaybı, dil sorunları, konsantrasyon ve dikkat zorlukları, depresyon, karın ağrısı, asteni ve duygudurum sorunları. %1'den düşük olasılıkla apraksi, ensefalopati, AV blok ve deliryuma yol açabilir. %0.1'den daha az olarak kemik iliği depresyonu ve pansitopeni gözlenebilir. Daha az sıklıkta gözlenen, ancak potansiyel olarak medikal ilişkisi olduğu varsayılan advers olaylar: Tad alma bozuklukları, ajitasyon, kognitif sorunlar, emosyonel labilite, koordinasyon sorunları, yürümede bozukluk, apati, psikoz ve psikotik semptomlar, agressif reaksiyon ve davranışlar, intihar düşüncesi veya girişimi, lökopeni ve nefrolitiyazis. İzole olgularda tromboembolik olaylar da bildirilmiştir. Dünya çapındaki pazarlama sonrası veri tabanında rastlanan durumlar: Pankreatit ve renal tubüler asidoz saptanmıştır. Çocuklar: Çift kör klinik çalışmalarda, topiramat kullanan pediyatrik hastaların %5 ve daha fazlasında görülen yan etkiler: Somnolans, anoreksi, bitkinlik, sinirlilik, kişilik bozuklukları, konsantrasyon ve dikkat zorlukları, agresif reaksiyonlar, kilo kaybı, yürüme bozukluğu, duygudurum bozuklukları, ataksi, tükrük artışı, bulantı, hatırlamada güçlük, hiperkinezi, baş dönmesi, konuşma bozuklukları ve buna bağlı sorunlar ve paresteziler. Daha az sıklıkla karşılaşılan, ancak potansiyel olarak medikal ilişkisi olduğu varsayılan advers etkiler emosyonel labilite, ajitasyon, apati, kognitif sorunlar, psikomotor yavaşlama, konfüzyon, halüsinasyon, depresyon ve lökopenidir. Epilepside Monoterapi (klinik çalışmalar): Erişkinler: %10 ve üzerinde bir sıklıkla görülen istenmeyen etkiler; parestezi, başağrısı, bitkinlik, baş dönmesi, somnolans, kilo kaybı, bulantı ve anoreksidir. Çocuklar: %10 ve üzerinde bir sıklıkla görülen istenmeyen etkiler; başağrısı, bitkinlik, anoreksi ve somnolansdır. Migren profilaksisi: %5 ve üzeri sıklıkta görülen yan etkiler; yorgunluk, parestezi, baş dönmesi, hipoestezi, konuşma dili problemleri, bulantı, diyare, dispepsi, ağız kuruluğu , kilo kaybı, anoreksi, uyku hali, hafıza güçlüğü, konsantrasyon ve dikkat güçlüğü, uykusuzluk, anksiyete, ruh hali bozuklukları, depresyon, tat değişiklikleri, görüntü bozukluklarıdır. Topiramat ile tedavi edilen hastalarda doza bağımlı olarak kilo değişiklikleri gözlenir. Pazarlama sonrası deneyimler: Tek başına veya diğer ilaçlarla birlikte kullanan hastalarda, karaciğer fonksiyon testlerinde artış rapor edilmiştir. Tedavi sırasında birden fazla ilaç kullanan hastalarda ender olarak hepatit ve karaciğer yetmezliği rapor edilmiştir. Ender olarak büllöz cilt ve mukoza reaksiyonları (eritema multiform, pemfigus, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz) bildirilmiştir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Bazı hastalarda fenitoin tedavisine eklenmesi, plazma fenitoin konsantrasyonlarında artışa neden olabilir. Fenitoin ve karbamazepin, plazma topiramat konsantrasyonlarını azaltırlar. Tedaviye fenitoin ya da karbamazepin eklenmesi ya da çıkarılması, topiramat dozajında ayarlama yapılmasını gerektirebilir. Digoksin alan hastaların tedavisine topiramat eklendiği ya da çıkarıldığı zaman, serum digoksin düzeyleri rutin ve dikkatli bir şekilde izlenmelidir. Topiramatın alkol ve MSS'yi deprese eden başka ilaçlarla kullanılmaması önerilmektedir. Topiramat ile birlikte kombine oral kontraseptif ürünleri kullanan hastalarda kontraseptif etkinliğin azalması ve ara kanamaların artması ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır. Topiramat tedavisine hidroklorotiyazid eklenmesi topiramat dozunun ayarlanmasını gerektirebilir. Klinik laboratuvar sonuçları topiramat yada hidroklorotiyazid uygulamasından sonra serum potasyum düzeylerindeki düşüşün hidroklorotiyazid ve topiramatın birlikte kullanımına göre daha fazla olduğunu göstermiştir. Metformin ile birlikte uygulandığında topiramatın oral plazma klirensi azalmaktadır. Klirensdeki değişikliğin miktarı bilinmemektedir. Metforminin topiramat farmakokinetiği üzerindeki etkisinin klinik önemi bilinmemektedir. Topiramat metformin tedavisi gören hastalara verildiğinde veya bu hastalardan kesildiğinde, hastaların diyabetik durumunun izlenmesi ve kontrol altında tutulması gerekmektedir. Topiramat pioglitazon tedavisine eklendiğinde yada pioglitazon topiramat tedavisine eklendiğinde hastaların diyabetik hastalık yönünden yeterli kontrolü için rutin takip konusunda dikkatli olunmalıdır. Nefrolitiyazise predispoze edici diğer ajanlar ile birlikte kullanıldığında, nefrolitiyazis riskini arttırabilir. Klinik çalışma verileri topiramatın serum bikarbonat düzeylerinde ortalama 4 mmol/litre'lik bir düşüşe yol açtığını göstermektedir.