1ilaç

TRUVADA Film Tablet

Gilead

 

Etken Maddeler:

Tenofovir disoproksil 245 mg, Emtrisitabin 200 mg

 

Piyasa Şekilleri:

30 film tablet içeren HDPE şişede.

 

Kullanım Şekli:

Yutma zorluğu olan hastalarda, Truvada tablet en az 100 ml su, portakal suyu veya üzüm suyunda eritildikten sonra kullanılabilir. Yetişkinler: Önerilen doz, yiyecekle beraber veya aç karnına günde bir defa bir tablettir. 18 yaşın altındaki hastalarda Truvada ve tenofovir disoproksil fumarat'ın (Truvada bileşenlerinden biri) etkinlik ve güvenilirliği tespit edilmemiştir. Çocuklarda veya 18 yaşına kadar olan gençlerde kullanılmamalıdır. 65 yaşın üzerindeki hastalar için herhangi bir veri yoktur. Bununla birlikte, böbrek yetmezliğinin görüldüğü durumlar haricinde, önerilen günlük dozda ayarlama yapılmasına gerek duyulmamıştır. Ortada dereceden şiddetliye kadar değişen böbrek yetmezliği olan hastalarda Truvada uygulandığında, tenofovir ve emtrisitabine maruziyet önemli ölçüde artar. Kreatinin klirensi 50 ml/dk ve üstü ise her 24 saatte bir tablet, kreatinin klirensi 30-49 ml/dk ise her 48 saatte bir tablet. Truvada, kreatinin klirensi 30 ml/dk'nın altında olan ve hemodiyalize ihtiyaç duyan hastalar için önerilmemektedir. Hastalarda, tedaviye gösterilen klinik cevap ve böbrek fonksiyonu yakından izlenmelidir. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda Truvada'nın farmakokinetiği incelenmemiştir. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda Truvada için doz ayarlamasına gerek duyulmaz.

 

 

Endikasyonları:

HIV-1 ile enfekte olmuş 18 yaşın üzerindeki yetişkinlerin tedavisinde diğer antiretroviral ilaçlarla kombinasyon halinde kullanılır. Ayrı ayrı, aynı dozlarda kullanılan tenofovir disoproksil ve emtrisitabin yerine kullanılabilir. Antiretroviral ilaç rejimi başarısız olan hastalar için yeni bir rejime karar verirken, farklı ilaçlar ile ilişkili mutasyon biçimlerine ve hastaların tedavi geçmişine dikkat edilmelidir. Uygun olduğunda, direnç testi yapılmalıdır.

 

 

Kontrendikasyonları:

Tenofovir, tenofovir disoproksil fumarat, emtrisitabin veya yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olan kişilerde kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Diğer anti-retroviraller ile kombinasyon halinde kullanılmalıdır. Tenofovir disoproksil fumarat, emtrisitabin veya lamivudin içeren diğer ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. Antiretroviral tedavi alan hastalar, fırsatçı enfeksiyonlar ve diğer HIV enfeksiyonu komplikasyonlarını geliştirmeye devam edebilirler. Antiretroviral tedavilerin, cinsel temas veya kan yoluyla HIV'in diğer insanlara bulaşma riskini ortadan kaldırdığının kanıtlanmadığı hastalara bildirilmelidir. 18 yaşın altındaki hastalarda etkinlik ve güvenilirliği tespit edilmemiştir. Laktoz monohidrat içermesi nedeniyle, galaktoz intoleransı, Lapp laktaz eksikliği veya glukoz-galaktoz malabsorbsiyonu gibi nadir kalıtsal hastalıkları olan hastalar, bu ilacı kullanmamalıdırlar. Tenofovir ve emtrisitabin, esas olarak böbreklerden glomerüler filtrasyon ve aktif tübüler sekresyon ile elimine edilir. Buna bağlı olarak, kreatinin klirensi 30-49 ml/dak olan hastalarda doz ayarlaması gereklidir. Uzun doz aralıklarında tedaviye başlandığında, önceden böbrek yetmezliği olan hastalarda, böbrek fonksiyonunun bozulması gibi toksisite belirtileri ve viral yükteki değişiklikler dikkatle izlenmelidir. Kreatinin klirensi 30 ml/dak'nın altında olan hastalar veya hemodiyalize ihtiyaç duyan hastalar için önerilmemektedir. Klinik uygulamada, tenofovir disoproksil fumaratın kullanımında böbrek fonksiyonları üzerine etkileri rapor edilmiştir. 65 yaşın üzerindeki hastalar için herhangi bir veri yoktur. Yaşlı hastaların böbrek fonksiyonları genellikle azalmıştır, bu nedenle yaşlı hastalar tedavi edilirken dikkatli olunmalıdır. Tenofovir disoproksil fumarat ile 48 haftalık tedaviden sonra kemik mineral yoğunluğunda bir azalma görülmüştür. Uzun süreli uygulamanın kemik metabolizması ve klinik önemi üzerindeki etkisi henüz bilinmemektedir. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda, farmakokinetiği incelenmemiştir. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda tenofovir disoproksil fumarat için doz ayarlamasına gerek yoktur. Emtrisitabinin minimum hepatik metabolizmasına ve renal eliminasyon yoluna dayanarak, karaciğer yetmezliği olan hastalarda doz ayarlamasına gerek duyulmaz. Ciddi karaciğer bozukluğu olan hastalarda, etkinlik ve güvenirliği belirlenmemiştir. Kombine antiretroviral tedavi ile tedavi edilen kronik hepatit B veya C enfeksiyonu olan hastalar, şiddetli ve potansiyel olarak ölümcül, hepatik yan etki riskini taşırlar. Kronik HBV enfeksiyonunun tedavisinde endike değildir. Elde edilen sınırlı deneyim, tenofovir disoproksil fumarat ve emtrisitabinin, HIV enfeksiyonunu kontrol etmek için anti-retroviral tedavi kombinasyonunda kullanıldığında anti-HBV aktivitesine sahip olduğunu göstermiştir. Tenofovir disoproksil fumarat ve emtrisitabinin sonlandırılmasından sonra hastalarda hepatitin kötüleşmesi rapor edilmiştir. Nükleosid analoglarının kullanımı ile genellikle hepatik steatozis ile ilişkili olan laktik asidoz, rapor edilmiştir. Erken semptomlar (semptomatik hiperlaktatemi), iyi huylu sindirim sistemi belirtilerini (bulantı, kusma ve abdominal ağrı), non-spesifik kırgınlık, iştah kaybı, kilo kaybı, solunum semptomları (hızlı ve/veya derin nefes alma) veya nörolojik semptomları (motor zayıflık dahil) içerir. Laktik asidozun mortalitesi yüksektir ve pankreatit, karaciğer yetmezliği veya böbrek yetmezliği ile ilişkili olabilir. Semptomatik hiperlaktatemi ve metabolik/laktik asidoz, progresif hepatomegali veya hızla artan aminotransferaz seviyelerinin görülmesi durumunda nükleosid analogları ile tedaviye son verilmelidir. Hepatomegalisi olan, hepatik ya da karaciğer hastalığı için bilinen diğer risk faktörleri olan ve hepatik steatozu olan hastalarda nükleosid analogları uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Kombine antiretroviral tedavi, HIV hastalarında vücut yağının dağılımı (lipodistrofi) ile ilişkilidir. Açlık serum lipidleri ve kan glukozunun ölçümüne dikkat edilmelidir. Lipid bozuklukları, klinik olarak uygun şekilde tedavi edilmelidir. Nükleosid ve nükleotid analoglarının in vitro ve in vivo olarak değişen oranlarda mitokondriyel hasara neden olduğu gösterilmiştir. In utero ve/veya postnatal olarak nükleosid analoglarına maruz kalan HIV negatif çocuklarda mitokondriyal fonksiyon bozukluğu raporları mevcuttur. Bazı geç başlayan nörolojik bozukluklar rapor edilmiştir (hipertoni, konvülsiyon, anormal davranış). In utero nükleosid ve nükleotid analoglarına maruz kalan HIV negatif çocuklar bile klinik ve laboratuvar açıdan izlenmelidir ve ilgili belirti ve semptomlar durumunda muhtemel mitokondriyal fonksiyon bozukluğu için tam olarak araştırılmalıdır. Bu bulgular, HIV'ın dikey bulaşmasını engellemek için hamile kadınlarda antiretroviral tedavi kullanımı için mevcut önerileri etkilememiştir. Klinik çalışmalar, sadece üç nükleosid revers transkriptaz inhibitörü (NRTI) içeren belirli rejimlerin genellikle ya non-nükleosid revers transkriptaz inhibitörü (NNRTI) veya HIV-1 proteaz inhibitörü (PI) içeren üçlü ilaç rejimlerinden daha az etkin olduğunu göstermiştir. Özellikle, erken virolojik başarısızlık ve yüksek oranlarda direnç mutasyonları rapor edilmiştir. Bu nedenle, sadece üçlü nükleosid içeren rejimler, dikkatle izlenmeli ve tedavi modifikasyonu için göz önünde bulundurulmalıdır. Gebelik kategorisi B'dir. Tenofovir disoproksil fumarat ve emtrisitabine maruz kalan gebelere ait klinik veri yoktur. İlaç, gebe kadınlarda kullanılırken dikkatli olunmalıdır. anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle, tedavi edilen annelerin bebeklerini emzirmemeleri önerilir. Tedavi sırasında baş dönmesinin rapor edildiği konusunda hastalar bilgilendirilmelidir.

 

Yan Etkileri:

Çok sık: Hipofosfatemi, baş dönmesi, baş ağrısı, diyare, bulantı, kusma, kreatin kinaz artışı. Sık: Nötropeni, alerjik reaksiyon, hipertrigliseridemi, hiperglisemi, uykusuzluk, anormal rüyalar, gaz, dispepsi, abdominal ağrı, serum lipaz artışı, pankreatik amilaz dahil amilaz artışı, hiperbiluribinemi, serum aspartat aminotransferaz (AST) ve/veya artan serum alanin aminotransferaz (ALT) ve gamma-glutamil transferaz (gamma GT) artışı dahil, karaciğer enzimleri yükselmesi, döküntü, kaşıntı, makülopapuler döküntü, kızarıklık, ürtiker, vezikülobulöz döküntü, pustuler döküntü ve deri renginin bozulması (pigmentasyon artışı), ağrı, asteni. Seyrek: Kreatinin artışı. Nadir: Laktik asidoz, pankreatit, böbrek yetmezliği (akut ve kronik), akut tübüler nekroz, Fanconi sendromu dahil proksimal tübülopati, proteinüri. Çok nadir: Dispne, hepatit. HBV ile ko-enfekte olan hastalarda yan etki profili, HBV ile ko-enfeksiyonu olmayan HIV ile enfekte hastalarda görülene benzerdir. Bununla birlikte, bu hasta popülasyonunda beklendiği gibi AST ve ALT'deki artışlar, genel HIV enfekte popülasyona göre daha sık oluşmuştur. Kombine antiretroviral tedavi ile hipertrigliseridemi, hiperkolesterolemi, insülin direnci, hiperglisemi ve hiperlaktatemi gibi metabolik bozukluklar arasında ilişki bulunmaktadır. Kombine antiretroviral tedavi, HIV hastalarında periferal ve yüzeyel subkutanöz yağın kaybı, intra-abdominal ve viseral yağın artışı, meme hipertrofisi ve dorsoservikal yağ birikimini (buffalo kamburu) içeren vücut yağının tekrar dağılımı (lipodistrofi) ile ilişkilidir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Her ilacın ayrı ayrı uygulanmasına karşın tenofovir disoproksil fumarat ve emtrisitabinin birlikte uygulanmasında tenofovir ve emtrisitabinin sabit faz farmakokinetiği etkilenmemiştir. Tenofovir disoproksil fumarat ve didanozin'in birlikte uygulanması önerilmemektedir.