1ilaç

THALIDOMIDE Pharmion Kapsül

ER-KİM

 

 

Etken Madde(ler):

Talidomid 50 mg

 

Piyasa Şekilleri:

28 kapsül içeren blister

 

Kullanım Şekli:

İlaç sadece Talidomid Pharmion Risk Yönetim Programına kayıtlı olan hastalara verilir. Doktorlar ve eczacılar da risk yönetim programına kayıtlı olmalıdırlar. Yetişkinlerde ve ergenlik çağındakilerde dozaj: Multipl miyelom: 200 mg günlük oral doz olarak başlanmalı, tolerans ve toksisiteye göre haftada 100 mg artırılarak maksimum 400 mg günlük doz şeklinde uygulanmalıdır. Eritema nodosum leprosum (ENL): Talidomid, akşamları yemekten en az 1 saat sonra, tek doz olarak oral yoldan günlük 400 mg şeklinde başlanmalıdır. Bu doz, klinik cevaba bağlı olarak 1-4 hafta devam edilmeli ve her 2 haftada 100 mg kadar azaltılarak 50 mg idame dozuna ulaşılmalıdır. Gereken toplam tedavi süresi, hastalığın geçmişine, ENL şiddetine ve ENL tekrarlarının sıklığına bağlı olarak her hasta için ayrı ayrı belirlenmelidir. Minimum 7 haftalık toplam tedavi süresi önerilmiştir. Ağırlığı 50 kg'dan az olan hastalar için başlangıç dozu, günlük 300 mg olmalıdır. Thalidomide Pharmion, yemeklerden an az 1 saat sonra alınmalıdır. Önerilen günlük doz, tercih edilirse bir sabah, bir akşam olmak üzere ikiye bölünerek alınabilir. Her iki doz da yemeklerden en az 1 saat sonra alınmalıdır. Yaşlılarda dozaj, yetişkinlerdeki gibidir. Böbrek veya karaciğer hastalığı olan kişilerdeki dozlar, gözlenen tolerans ve toksisiteye karşı titre edilmeli ve tolere edilen en yüksek doz seçilmelidir.

 

 

Endikasyonları:

Talidomid, tekrarlayan ve dirençli multiple miyeloma, konvansiyonel tedavilere yanıt vermemiş myelodisplatik sendrom, daha önce talidomid ile tedavi edilip tekrarlayan veya ilk atak akut eritema nodozum leprozumun kutanöz belirtilerinin tedavisinde endikedir.

 

 

Kontrendikasyonları:

Talidomid veya ilacın herhangi bir bileşenine aşırı duyarlığı olduğu bilinen hastalarda, gebe kadınlarda, emzirenlerde, çocuk sahibi olma potansiyeli olan ve risk yönetim programında belirtildiği şekilde gebeliği engellemek için yeterli kontraseptif yöntemleri kullanmayan kadınlarda, risk yönetim programında belirtilen kontraseptif önlemlere uymak istemeyen veya uyamayan cinsel olgunluğa ulaşmış erkeklerde kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Talidomid, gebelik sırasında alındığı takdirde, ciddi konjenital bozukluklara veya bebeğin doğumdan önce ölmesine neden olabilir. Gebe kadın tarafından, gebeliği sırasında alınan tek bir doz ciddi konjenital bozukluklara neden olabilir. Talidomid, gebe kadınlar, ilacın kullanımı sırasında veya ilacın bırakılmasından sonraki 4 hafta içinde gebe kalma riski olan kadınlar tarafından kesinlikle kullanılmamalıdır. Çocuk doğurma potansiyeli olan kadın hastalarda, iki etkin kontraseptif metodun birlikte kullanılması şarttır. Talidomid, ilaç alan hastaların spermlerinde bulunduğu için, erkek hastalar, çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarla cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmalıdırlar. Bu toksisite nedeniyle ve fetüsün talidomide maruz kalma riskini en aza indirme çabasıyla, sadece, özel bir risk yönetim programı denetiminde pazarlanması onaylanmıştır. Bu risk yönetim programı denetiminde, sadece programa kayıtlı olan doktor ve eczacılar bu ilacı reçetelendirmek ve vermekle yetkilendirilmişlerdir. Hasta ilacın potansiyel yan etkileri ve riskleri, fetal ölüm riski ve ciddi doğum bozuklukları, anne sütü alan çocuklarda potansiyel toksisitesi ve talidomid tedavisine başlamadan önce, tedavi sırasında ve tedavinin bitiminden sonra alınması gereken önlemler ile ilgili tamamıyla bilgilendirildikten sonra, hastadan onay imzası alınacaktır. Hiçbir hastada 28 günlük tedavi süresini aşan bir talidomid reçetelendirmesi gerçekleşmemelidir. Hastalar, talidomid tedavisinin bitiminden sonraki 8 hafta içinde veya talidomid tedavisi sırasında, kan ve sperm bağışlamamalıdır. Yetişkinlerde ve çocuklarda, talidomid tedavisine başlamadan önce mevcut gebelik sonlandırmalıdır. İlacın ilk verilişinden önce, her aylık reçeteden önce ve ilaç alma izninin alınmasından önce 24 saat içinde yapılan kanda gebelik testinde negatif sonuç elde edilmelidir. Güvenlik ve etkinliği belirlenmediği için 12 yaşın altındaki hastalarda kullanılması önerilmemektedir. Uzun süre tedavi edilen HIV hastalarındaki güncel bilgimiz doğrultusunda, viral yükün bir modifikasyonu er-geç oluşabilir ve bu nedenle bu vakalarda düzenli bir izleme önerilmektedir. Talidomid, sık sık uyuşukluk, uyku hali ve sedasyona neden olur. Tehlikeli işlerin yapılması için gereken mental ve/veya fiziksel yetenekleri olumsuz etkileyebileceği konusunda hastalar uyarılmalıdır. Periferal nöropati, talidomid tedavisinin geri dönüşümsüz zararlara sebep olabilen, sıkça görülen ve potansiyel olarak riskli bir yan etkisidir. Hastalarda talidomid tedavisi başlamadan önce ve başlangıcından itibaren bir ay içinde klinik ve elektrofizyolojik incelemeler 6, 12 ve 18. aylarda ve tedavi bitiminden itibaren yılda bir kez rutin izlemenin yapılması önerilmektedir. Hastalara karıncalanma, uyuşma ve paresteziyi rapor etmeleri önerilir. Talidomidin neden olduğu nöropati kesinleştiğinde, tedavinin durdurulması gerekir. Talidomidin, geri dönüşümsüz nötropeniye neden olduğu bilinmektedir. İlaç mevcut nötropeniyi şiddetlendirir ve bu yüzden bu tip hastalarda yararları risklerinden daha ağır basmıyorsa kullanılmamalıdır. Talidomid baş dönmesi ve ortostatik hipotansiyona neden olabilir. Nötropeniyi içeren azalan beyaz kan hücrelerinin sayısı, talidomidin klinik kullanımı ile ilişkili olarak rapor edilmiştir. Tam nötrofil sayısı (ANC) <750/mm3 (0.75x10 milyar/l) olan hastalarda tedavi başlatılmamalıdır. Nötropeniye yatkın olan hastalarda, örneğin HIV ve miyeloma hastaları, beyaz kan hücresi sayısı izlenmelidir. Talidomid, gebelikte kesinlikle kontrendikedir. Talidomid, emzirme sırasında kontrendikedir. Talidomidin anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.

 

Yan Etkileri:

Talidomid'in kullanımıyla ilişkili en sık gözlenen istenmeyen etkiler kabızlık, uyku hali ve astenidir. Talidomidin kullanımıyla ilişkili klinik olarak önemli diğer istenmeyen etkiler, sensor periferal nöropati, ortostatik hipotansiyon, nötropeni ve Stevens Johnson Sendromu içeren ciddi deri reaksiyonları ve toksik epidermal nekrolizdir. Sadece ilaç tedavisi ile ilişkili advers etkiler: Çok sık (>%10): Uyku hali. Sık (>%1-<%10): Lökopeni, nötropeni, davranış değişiklikleri, baş dönmesi, parestezi, periferal nöropati, uyuşukluk, baş ağrısı, kabızlık, döküntü, ürtiker, halsizlik, periferal ödem. Az sıklıkta (>%0.01-<%0.1): İştahın artması, kardiyak aritmi, bradikardi, taşikardi, derin ven trombozu, ağız kuruluğu , bulantı. Nadir (<%0.01): Libido azalması, nöbetler, ortostatik hipotansiyon, tromboembolik reaksiyonlar, pruritus kuru cilt, Stevens-Johnson sendromu dahil bulöz deri reaksiyonları ve toksik epidermal nekroliz, yüzde ödem, fotosensitivite, menstürasyon bozuklukları. Talidomid ile ilişkili en ciddi toksisite teratojenitedir. Esasen fökomeli veya fetüsün ölümü gibi ciddi doğum bozukluğu riski, kritik gebelik periyodu sırasında oldukça yüksektir. Kritik periyod, en son menstrüel periyoddan 35-50 gün sonrası aralığında tahmin edilmektedir. Malign neoplastik hastalığı olan hastaların talidomid tedavisi sırasında derin venöz tromboz (DVT) için artan risk potansiyeli rapor edilmiştir. Neoplastik malign hastalıkların ve tedavilerinin birçoğunun trombotik ve tromboembolik olayların riskini artırdığı bilindiği için, özellikle doksorubisin ile tedavi edilen hastalarda talidomidin ek bir etkisi oluşabilir. DVT, malign neoplastik hastalığı olmayan hastalarda da rapor edilmiştir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Talidomidin, barbitüratlar, alkol, klorpromazin ve rezerpinin sedatif etkilerini artırdığı rapor edilmiştir. Talidomid, morfin türevlerinin, benzodiazepinlerin, diğer anksiyolitiklerin, hipnotiklerin, sedatif antidepresanların, nöroleptiklerin, sedatif H1 antihistaminiklerin,  santral antihipertansiflerin ve baklofenin etkilerini artırır. Zalsitabin, didanosin ve stavudin ile kombinasyonda periferal nöropati riskinin arttığı görülmüştür. Neoplastik malign hastalıkların ve tedavilerinin birçoğunun, trombotik ve trombo-embolik olayların riskini artırdığı bilindiği için, doksorubisin ile tedavi edilen hastalarda, talidomidin ek bir etkisi er veya geç oluşabilir. 10 sağlıklı kadında, 1 mg noretindron asetat ve 0.75 mg etinil estradiol içeren tek bir doz uygulaması sonrasında noretindron ve etinil estradiolün farmakokinetik profilleri incelenmiştir. Talidomidin 200 mg/gün değerine kadar olan sabit dozların kullanıldığı talidomidle birlikte veya talidomidsiz çalışmalarda elde edilen sonuçlar benzerdir. Lopinavir, nevirapin, efavirenz, griseofulvin, rifampin, rifabutin, fenitoin veya karbamazepin gibi sitokrom P450 indükleyici ajanların, hormonal kontraseptif ajanlarla beraber kullanımı, kontrasepsiyonun etkinliğini azaltabilir. Bu yüzden, bu ilaçların bir veya birden fazlası ile tedavi olması gereken, çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar, iki farklı etkin kontrasepsiyon metodu kullanmalıdırlar.