1ilaç

ANDROCUR Tablet

Schering Alman

 

Etken Maddeler:

Siproteron asetat

 

Piyasa Şekilleri:

100 mg: 30 tablet, 50 mg: 50 tabletlik cam şişelerde.

 

Kullanım Şekli:

Erkekte: İnoperabl prostat karsinomunda antiandrogen tedavisi: Orchiektomiden sonra, sürrenal korteks menşeli androgen etkilere karşı: Günde 1-2 kez, 2 tablet (=100-200 mg). İnoperabl prostat karsinomunda antiandrogen tedavisi: Orchiektomi yapılmamış vak'alarda: Günde 2-3 kez, 2 tablet (=200-300 mg). Tabletler yemeklerden sonra, bir miktar sıvı ile alınmalıdır. İyileşme veya remisyondan sonra tedaviye son verilmemeli veya doz azaltılmamalıdır. LH-RH-agonistleri ile tedavide, başlangıçta yükselen androgen düzeylerine karşı: Başlangıçta 5-7 gün süre ile günde 2 kez 2 tablet (=200 mg) Androcur tek başına, daha sonra 3-4 hafta süre ile günde 2 kere 2 Androcur tablet (=200 mg) LH-RH-agonisti ile birlikte. LH-RH-agonisti tedavisinde sürrenal korteksi androgenlerinin etkisine karşı: Günde 1-2 kez, 2 tablet (=100-200 mg) Androcur. Erkekte seksüel deviyasyonlarda cinsel impulsları azaltmak amacı ile: Genellikle, başlangıç dozu günde 2x1 tablettir. Dozun günde 2x2 tablet ve hatta kısa bir süre için 3x2 tablete yükseltilmesi gerekli olabilir. Terapötik etki sağlanınca, tedavinin mümkün olduğu kadar düşük dozlarla sürdürülmesi denenmelidir. Genellikle günde 2 kez 1/2 tablet yeterli olabilir. İdame dozuna geçmede veya tedavinin kesilmesinde doz birdenbire değil, yavaş yavaş azaltılmalıdır. Her birkaç haftada bir, günlük dozun 1/2 tablet azaltılarak uygulanması yerinde olur. Tedavi başarısını stabilize etmek için Androcur uygulamasının uzun süre yapılması ve bu tedavinin psikoterapötik yöntemlerle desteklenmesi gerekir. Kadında: Hastalık derecesinde yüz ve vücutta kıllanma (ağır hirsutismus), androgenetik alopesi, ağır akne ve sebore ile birlikte; cinsel olgunluk çağındaki kadınlarda tedaviye siklusun 1. günü başlanır. Sadece amenoreli kadınlarda hekimin tavsiye ettiği tedaviye hemen başlanır ve tedaviye başlanan gün siklusun 1. günü gibi kabul edilerek, aşağıda verilen biçimde uygulamaya devam edilir. Siklusun 1.-10. günlerinde (10 gün), günde 2 tablet Androcur, yemeklerden sonra bir miktar sıvı ile alınır. Buna ek olarak, siklusu stabilize etmek ve gebelikten korunmak amacı ile siklusun 1.-21. günlerinde (21 gün) günde 1 draje Diane-35 alınır. Tabletler ve drajeler, günün hep aynı saatinde alınmalıdır. Alınması gereken zamandan 12 saatden fazla bir süre geçmişse, kontraseptif güvenlik tam olmayabilir. Buna rağmen unutulan tablet ve/veya draje atlanarak, düzenli uygulamaya devam edilmelidir. Böylece zamansız bir kanama önlenmiş olur. 21 günlük tedaviden sonra, 7 günlük bir ara verilir. Bu ara içerisinde adet kanamasına benzeyen bir kanama olur. Tedavinin başlangıç gününden tam 4 hafta sonra, ki bu yine haftanın aynı günü olmalıdır, kanamanın durmuş olmasına veya devam etmesine bakılmaksızın, yeni bir siklik kombine tedaviye geçilir. Verilen arada bir kanama olmazsa, tedaviye devam etmeden önce hekime başvurmak gerekir. Hastalık tablosunun düzelmesinden sonra, Androcur dozları günde 1 veya 1/2 tablete düşürülebilir. Bazen sadece Diane-35 uygulaması da yeterli olabilir. Menopoz sonrasında, ya da rahimleri alınmış kadınlara sadece Androcur uygulanabilir. Hastalığın derecesine göre dozaj, bu kadınlarda 21 gün süre ile günde 1 veya 1/2 tablettir. 7 günlük aradan sonra tedaviye devam edilir.

 

 

Endikasyonları:

Erkekte; seksüel deviyasyonlarda cinsel impulsları azaltmak amacı ile, inoperabl prostat karsinomunda antiandrogen tedavisi ve kadında; hastalık derecesinde yüz ve vücutta kıllanma (ağır hirsutismus), androgenlere bağlı olan ve kelliğe kadar varabilen yoğun saç dökülmesi (ağır androgenik alopesi), -ki bunlar çoğu zaman ağır akne ve/veya sebore biçimleri ile seyir ederler- gibi ağır androgenizasyon belirtilerinde kullanılır.

 

Kontrendikasyonları:

Gebelik, süt verme dönemi, karaciğer hastalıkları, daha önceki gebeliklerde geçirilmiş sarılık ya da sürekli kaşıntı, anamnezde Herpes gestationis, Dubin-Johnson ve Rotor Sendromları, geçirilmiş veya mevcut karaciğer tümörleri (inoperabl prostat karsinomu tedavisinde, metastazlara bağlı değilse), eritici hastalıklar (prostat karsinomu dışında), ağır kronik depresyon, geçirilmiş veya mevcut tromboembolik süreçler, damar değişiklikleri gösteren ağır diyabet, orak hücreli anemi.Anamnezlerinde tromboembolik süreçler, damar değişiklikleri gösteren ağır diyabet ve/veya orak hücreli anemiye sahip prostat karsinomlu hastalarda tedavinin yararı ve riski özenle individual değerlendirilmelidir.

 

Uyarılar:

İşleri zihinsel yüksek konsantrasyonu gerektiren hastalar, Siproteron'un konsantrasyon ve iş gücünü etkileyebileceğini ve yorgunluğa neden olabileceğini göz önünde tutmalıdırlar. Cinsel impulsları baskılayıcı etkisi, alkol alındığında azalabilmektedir. Boy büyümesine ve stabilize olmamış endokrin fonksiyon düzenlenmesine negatif etki olasılığı nedeni ile, puberte döneminin tamamlanmasından önce uygulanmamalıdır. Tedavi süresince, karaciğer ve sürrenal korteks fonksiyonları, kan tablosu takip edilmelidir. Doktor mevcut bir şeker hastalığından haberdar edilmelidir, zira bu durum özenli bir takip gerektirir. Nadiren bir nefes darlığı hissinin oluşmasına neden olabilir. İleri derecede nadir olgularda kullanım sırasında tromboembolik olayların meydana geldiği bildirilmiştir. Diğer seksüel steroidlerin kullanımında da olduğu gibi, nadir olgularda iyi huylu ve habis karaciğer değişiklikleri gözlemlenmiştir. Karaciğer tümörler ileri derecede nadir olgularda hayatı tehdit eden intraabdominal kanamalara sebep olabilirler. Bu nedenle kısa bir sürede kendiliğinden geçmeyen, alışılmamış üst batın yakınmaları dikkate alınmalıdır. Kadınlarda, tedaviden önce derinine jinekolojik bir muayene gereklidir. Üreme çağında olanlarda bir gebeliğin mevcut olmadığı kesinleşmelidir. Üçer haftalık kombinasyon tedavisi dönemlerinde, "sıra dışı" hafif bir kanama oluşursa, tedaviye devam edilmelidir. Şiddetli kanamalarda hekime başvurulması gerekir.

 

Yan Etkileri:

Siproteron tedavisi ile birkaç hafta sonra erkeğin dölleme gücü yavaş yavaş geriler. Tedavinin kesilmesinden birkaç ay sonra bu durum tekrar eski haline döner. Bazen erkekte jinekomasti ve meme başlarında ağrılı duyarlık oluşur. Bu belirtiler tedavi kesildikten sonra genellikle kaybolurlar. Kadında kombinasyon tedavisi altında ovulasyon önlenir ve bir gebelik engellenir. Göğüslerde gerginlik hissi oluşabilir. Yüksek dozajda yapılan tedavide, tek tük olgularda, kısmen ağır nitelikte olan, karaciğer fonksiyon bozuklukları bildirilmişir. Tedavi altında yorgunluk, iş gücünde azalma, bazen huzursuzluk veya depresif durumlar görülebilir. Vücut ağırlığında değişiklikler mümkündür.

 

İlaç Etkileşimleri:

Oral antidiyabetiklere ve İnsulin'e gereksinim değişebilir.