1ilaç

PROLEUKIN Flakon

Roche

 

Etken Maddeler:

Aldeslökin 18 MIU/ml

 

Piyasa Şekilleri:

1 flakon içeren ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Metastatik renal hücreli karsinom olan erişkinlerde 5 gün süreyle sürekli i.v. enfüzyon şeklinde 24 satte m2 başına 18 milyon IU (1 mg), bundan sonraki 2-6 gün ilaçsız geçirilir, daha sonra 5 gün daha sürekli i.v. enfüzyon şeklinde Proleukin verilir ve ilaçsız 3 hafta geçirilir. Bu, bir endüksiyon siklusunu oluşturur. Birinci siklusun 3 haftalık bekleme döneminden sonra ikinci bir endüksiyon siklusu verilmelidir. Yanıt veren hastalarda veya hastalığı stabilize olan hastalarda, 4 haftalık aralıklarla 4 adede kadar idame siklusu (5 gün süreyle sürekli enfüzyon şeklinde 24 saatte m2 başına 18 milyon IU) uygulanabilir. Her Proleukin flakonu, 1.2 ml enjeksiyonluk steril suyla sulandırılmalıdır. Aşırı köpürmeyi önlemek için sulandırıcı, flakonun kenarından akıtılmalıdır. İçerik tamamen çözünene kadar karıştırılmalıdır, çalkalanmamalıdır! Sulandırılan aldeslökinin toplam günlük dozu %0.1 insan albümini içeren %5'lik dekstroz enjeksiyonuyla gerektiği gibi 500 ml'ye kadar seyreltilmeli ve 24 saatlik bir süre içinde enfüze edilmelidir.

 

 

Endikasyonları:

Aldeslökin, metastatik renal hücreli karsinom tedavisinde endikedir. Tedavi yanıtı oranında ve ortalama sürvide azalmaya neden olan risk faktörleri şunlardır: ECOG'nin (Eastern Cooperative Oncology Group) performans durumunun 1 veya daha yüksek olması; metastatik hastalığın birden fazla organda görülmesi; primer tümörün ilk tanısı ile hastanın aldeslökin tedavisi için değerlendirildiği zaman arasındaki sürenin 24 aydan daha az olması. Tedavi yanıtı oranı ve ortalama sürvi, varolan risk faktörlerinin sayısına bağlı olarak azalır. Her üç risk faktörüne sahip olan hastalara aldeslökin tedavisi uygulanmamalıdır. (ECOG değerleri: 0= normal aktivite; 1= semptom var, ancak ayakta; 2= zamanının %50'sinden azını yatakta geçiriyor; 3= zamanının %50'sinden fazlasını yatakta geçiriyor.)

 

Kontrendikasyonları:

Aldeslökinin kontrendike olduğu durumlar: ECOG performans durumu 2'den yüksek olan hastalar; ECOG performans durumu 1 veya daha yüksek olan, metastatik hastalığın birden fazla organda görüldüğü ve primer tümörün ilk tanısı ile hastanın aldeslökin tedavisi için değerlendirildiği zaman arasındaki sürenin 24 aydan az olması koşullarının aynı anda görüldüğü hastalar. Ciddi kardiyak hastalıkla ilgili kanıtlar veya anlamlı bir öyküsü bulunan hastalar. Şüpheli vakalarda bir stres testi yapılmalıdır. Antibiyotik tedavisi gerektiren ciddi aktif enfeksiyonlu hastalar; dinlenme sırasında pO2 <60 mm Hg olan hastalar; daha önceden ciddi majör organ disfonksiyonu olan hastalar; beyin metastazları başarılı bir şekilde tedavi edilmiş olan (negatif BBT, nörolojik açıdan stabil) hastalar hariç, MSS metastazı veya konvülsiyonları olan hastalar; insan rekombinant interlökin-2'sine karşı aşırı duyarlılık hikayesi bilinen hastalar. Uygulanmaması gereken diğer hastalar: Lökositi <4000/mm3, trombositi 100 000/mm3 ve HCT <%30 olan hastalar; serum bilirubini ve kreatinini normalin dışında olan hastalar; organ allograftları olan hastalar; kortikosteroid gerektirebilecek hastalar; daha önceden otoimmün hastalığı olan hastalar.

 

Uyarılar:

Klinik araştırmalar, metastatik renal hücre karsinomlu hastaların, aldeslökin tedavisinden sonraki sürvilerini ve bir ölçüde alınacak yanıtı belirleyen 4 risk grubuna ayrılabileceklerini göstermiştir. 4 risk grubu tedavinin başlangıcında varolan risk faktörlerinin sayısına göre tanımlanmaktadır: Çok düşük risk grubunda risk faktörü yoktur, düşük risk faktörü grubunda bir risk faktörü, orta risk grubunda 2 risk faktörünün herhangi bir kombinasyonu ve yüksek risk grubunda 3 risk faktörünün hepsi de aynı zamanda mevcuttur. Tedavi yanıtı oranı ve ortalama sürvi, varolan risk faktörlerinin sayısı ile azalır. Üç risk faktörünün üçü de bulunan hastalara aldeslökin tedavisi uygulanmamalıdır. Risk faktörleri şunlardır: ECOG bazal performans durumu 1 veya daha yüksek primer tümörün tanısı ile aldeslökin tedavisi arasındaki süre <24 ay; metastatik bölge, burada akciğer metastazları, kemik metastazları veya diğer metastazlar tek metastaz olarak kabul edilirler. Aldeslökin, sadece kanser kemoterapisinde kullanılan ilaçlar üzerinde deneyimli olan uzman bir hekimin gözetimi altında kullanılmalıdır. Hastanın gerekli klinik ve laboratuvar parametrelerini izleyebilmek için hastaların, bir yoğun bakım ünitesinin olanaklarına sahip olan özel bir servise yatırılması önerilir. Eğer ciddi yan etkiler ortaya çıkarsa doz ayarlanmalıdır. Yan etkilerin bazen ciddi ve hatta yaşamı tehdit edecek boyutta olmalarına karşın kontrol edilebilir olmalarının bilinmesi önemlidir ve genellikle, aldeslökin tedavisinin kesilmesinden sonraki 1-2 gün içinde düzelirler. Tedaviye tekrar başlama kararı, klinik toksisitenin ciddiyeti ve kapsamına dayanarak verilmelidir. Aldeslökin, tavsiye edilen dozda tedavi edilen hastaların çoğunda ateş ve gastrointestinal yan etkilere neden olur. Ateşi azaltmak için verildiği anda, birlikte parasetamol verilmeye de başlanabilir. Ateşe bağlı titremeyi kontrol etmek için petidin eklenebilir. Diğer gastrointestinal yan etkileri tedavi etmek için gerektiğinde antiemetikler ve antidiyareikler kullanılabilir. Kaşıntılı döküntüsü olan bazı hastalara ilaçla birlikte antihistaminik verilmesinden faydalanılır. Aldeslökin, karaciğer transaminazlarında yükselme, serum bilirubininde, serum üre ve serum kreatininde reversibl yükselmeye neden olur. Daha önceden renal veya hepatik disfonksiyonu olan hastalar yakından izlenmelidirler. Birlikte verilen ilaçların renal veya hepatik metabolizmaları ya da atılımları aldeslökin verilmesiyle değişikliğe uğrayabilir. Bilinen nefrotoksik veya hepatotoksik potansiyeli olan diğer ilaçlar dikkatle kullanılmalıdır. Hipotansiyon ile birlikte seyreden bir kapiller sızma sendromu sıklıkla bildirilmektedir; bu genellikle enfüzyona başladıktan sonraki saatler içinde ortaya çıkmaktadır. Bazı hastalarda hipotansiyon tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden düzelmektedir. Diğerlerinde sıvılar ve albüminin ve daha refrakter vakalarda da düşük doz dopaminin dikkatle kullanılmasıyla tedavi gerekmektedir. Eğer bu önlemler başarılı olmazsa tedavi kesilebilir. Eğer i.v. sıvılar verilirse, kapiller sızmaya sekonder olarak oluşan pulmoner ödem riskine karşı intravasküler hacmin genişlemesinin olası yararlarını değerlendirmekte dikkatli olunmalıdır. Sıvı ve elektrolit dengesi tüm hastalarda izlenmelidir, çünkü aldeslökin oligüri olmaksızın renal disfonksiyona yol açabilir. Seröz yüzeylerden efüzyon oluşumunu alevlendirebilir. Bunlar daha önceden tedavi edilmelidir; özellikle, eğer efüzyonlar, ilerlemenin majör organların fonksiyonlarında bozulmaya neden olabileceği anatomik bölgelerde yerleşmişlerse (örneğin, perikardiyal efüzyonlar). Ral veya solunum hızında artış görülen veya dispneden şikayet eden hastalarda pulmoner fonksiyon yakından izlenmelidir. Bazı hastalarda, geçici solunum yetersizliğinin tedavisi için entübasyon gerekebilir. Aldeslökin alırken hastalarda iritabilite, konvüzyon veya depresyon dahil olmak üzere ruhsal değişiklikler görülebilir. İlaç uygulaması kesildiğinde genel olarak geri dönüşümlü olmalarına karşın, bu ruhsal durum değişiklikleri birkaç gün devam edebilir. Hastanın psikomotor ilaçlara yanıtını değiştirebilir. Ağır letarji veya somnolans gelişen hastalarda aldeslökin kesilmelidir; ilaca devam edilmesi komaya yol açabilir. Klinik olarak farkedilmeyen veya tedavi edilmeyen MSS metastazı olan hastalarda, hastalık semptomlarını alevlendirebilir. Uygulamadan önce tüm hastalar MSS metastazları açısından uygun bir şekilde değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidirler. Önceden mevcut otoimmün hastalıkları alevlendirerek, hayati komplikasyonların ortaya çıkmasına sebep olabilir. İnterlökin-2 ile ilişkili otoimmün tabloların geliştiği hastaların tümünde eski bir otoimmün hastalık hikayesi bulunmadığından, tiroid anomalileri ve diğer potansiyel otoimmün tablolar için dikkatli olunması ve hastaların bu açıdan izlenmesi önerilmektedir. Sessiz dönemde Crohn hastalığı bulunan bazı vakalarda aldeslökin tedavisini takiben hastalık alevlenmiş ve cerrahi girişim gerekmiştir. Tedaviye başlamadan önce daha önceden varolan bakteriyel enfeksiyonlar tedavi edilmelidir. Aldeslökin verilmesi bakteriyel enfeksiyonun insidansı ve/veya şiddetinde artış ile ilgili olabilir; burada septisemi, bakteriyel endokardit, septik tromboflebit, peritonit, pnömoni ve lokal kateter bölgesi enfeksiyonu söz konusudur. Escherichia coli'ye bağlı birkaç vaka hariç, neden olan organizmalar Staphylococcus aureus veya Staphylococcus epidermidis'tir. Merkezi kateterler takılı olan hastalar profilaktik olarak antibiyotiklerle tedavi edilmelidirler. Aldeslökin uygulaması anemi ve trombositopeniye neden olabilir. Metastatik renal hücreli karsinomlu hastaları izlemek için normal olarak gereken testlere ek olarak, standart hematolojik testler-lökosit (lökosit formülü ve trombosit sayımı dahil), kan biyokimyası-elektrolitler (renal ve hepatik fonksiyon testleri dahil) ve toraks grafileri tüm hastalarda tedaviye başlamadan önce ve sonra da periyodik olarak yapılmalıdır. Hastaların tedavi öncesi değerlendirmelerinde anamnez ve fizik muayeneye ek olarak, bazal EKG (eğer gerekliyse artı stres testi), performans durumu, vital belirtiler, koroner damar hastalığı için objektif bir değerlendirme ve sigara veya solunum sistemi hastalığı hikayesi olan hastalarda pulmoner fonksiyon testleri ile beraber arteryel kan gazlarına bakılması tavsiye edilir. Araba ve makine kullanma becerilerini etkileyen yan etkilere neden olur. Etkin bir doğum kontrolü uygulamayan, her iki cinsiyetteki fertil kişilere verilmemelidir. Aldeslökinin güvenirliği insan gebeliğindeki kullanımı açısından belirlenmemiştir. anne sütü ile atılımı ve emzirme üzerindeki etkisi hakkında bilgi bulunmamaktadır ve bu nedenle süt veren annelere verilmemelidir.

 

Yan Etkileri:

Oluşan istenmeyen reaksiyonların sıklığı ve şiddeti genel olarak doz ve uygulama programına bağlıdır. İstenmeyen reaksiyonların çoğu sınırlıdır ve her zaman olmamakla beraber genellikle tedavinin kesilmesinden sonraki 1-2 gün içinde gerilerler. İlaca bağlı mortalite azdır (%3). Sıklıkla bildirilen yan etkiler: Hafif ile orta derecede hipotansiyon, serum üre ve serum kreatininde yükselme ile birlikte hafif ile ileri derecede oligüri, hafif ile ileri derecede dispne, hafif ile ileri derecede hiperbilirubinemi, karaciğer transaminazları ve alkalen fosfatazda hafif ile ileri derecede yükselme, kusma ile birlikte veya tek başına hafif ile ileri derecede bulantı, hafif ile orta derecede diyare, hafif ile ileri derecede anoreksi, hafif ile ileri derecede anemi (Tedavi sırasında hastaların çoğunda lenfopeni ve eozinofili olur, tedaviden sonraki 24-48 saat içinde de rebound lenfositoz görülür. Bunlar istenmeyen etkiler olarak kabul edilmez ve aldeslökinin antitümör aktivitesinin mekanizması ile ilişkili olabilirler.), hafif ile ileri derecede eritem ve döküntü, hafif ile orta derecede kilo artışı ile birlikte ödem, titreme veya tek başına hafif ile ileri derecede ateş, kırıklık hali ve yorgunluk. Bazen bildirilen yan etkiler: Hafif ile ileri derecede aritmi, hafif ile ileri derecede taşikardi, angina pectoris, öksürük, hafif ile ileri derecede pulmoner ödem, hafif ile ileri derecede trombositopeni, hafif ile orta derecede lökopeni, orta derecede pıhtılaşma bozukluğu, orta ile ileri derecede ajitasyon/anksiyete, hafif ile ileri derecede konfüzyon/uyuşukluk, hafif ile ileri derecede somnolans, hafif ile ileri derecede merkezi veya periferik motor nöron hastalıkları, hafif ile orta derecede konjunktivit, hafif ile orta derecede mükozit, hafif ile ileri derecede kaşıntı, hafif ile ileri derecede deri eksfoliasyonu, hafif ile ileri derecede vitiligo, orta ile ileri derecede ağrı, hafif ile ileri derecede baş ağrısı. Nadiren bildirilen yan etkiler: Tromboz, hipertansiyon, çarpıntı, geçici EKG değişiklikleri, miyokard enfarktüsü, pulmoner embolizm, flebit, erişkin sıkıntılı solunum sendromu, hafif ile ileri derecede siyanoz, hipoksi, solunum sistemi enfeksiyonları, hafif ile ileri derecede plevral efüzyonlar, disfaji, rektal hemoraji, kabızlık, dispepsi, gastrit, epistaksis, parestezi, senkop, depresyon, halüsinasyon, paralizi, konuşma bozuklukları, konvülsiyonlar, hipo veya hipertiroidizm, hiperglisemi, hipokalsemi, hiperpotasemi, alopesi, nazal konjesyon, orta ile ileri derecede artralji, miyalji, assit.

 

İlaç Etkileşimleri:

Merkezi sinir sistemi fonksiyonunu etkileyebilir. Bu nedenle merkezi olarak etkili ilaçlar birlikte verildiğinde etkileşim olabilir. Hepatotoksik, nefrotoksik, miyelotoksik veya kardiyotoksik etkileri olan ilaçlarla birlikte verildiğinde, aldeslökinin bu sistemler üzerindeki toksisitesi artabilir. Birlikte verilen glukokortikosteroidler, aldeslökinin aktivitesini azaltabilirler. Ancak yaşamı tehdit eden belirti ya da semptomlar gelişen hastalar, toksisite kabul edilebilir bir düzeye gerileyene kadar deksametazon ile tedavi edilebilirler. beta blokerler gibi antihipertansif ilaçlar aldeslökin ile görülen hipotansiyonu artırabilirler. Aldeslökin uygulamasından sonra kontrast madde kullanılması, aldeslökin uygulamasını takiben görülen toksisite tablosunun ortaya çıkmasına neden olabilir. Çoğu vakada bu durumun, son dozunun uygulanmasını takiben iki hafta içinde gözlendiği bildirilmiştir, fakat bazı vakalarda aylar sonra da görülebilmektedir.