1ilaç

DİABİNESE Tablet (Üretilmiyor)

Pfizer

 

Formüler > Endokrin > Diyabette Kullanılan İlaçlar > Oral Antidiyabetikler > Sülfonilüreler

 

Etken Madde(ler):

Klorpropamid 250 mg

 

Piyasa Şekilleri: (Üretilmiyor)

100 tabletlik blister ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Genel Tip 2 diyabette tedaviyi başlatırken diyet, tedavinin temeli olarak vurgulanmalıdır. Obez, diyabetik hastada kalori kısıtlaması ve kilo kaybı çok önemlidir. Sadece uygun bir diyet uygulaması, kan glukozu ve hiperglisemi semptomlarının kontrolünde etkili olabilir. Düzenli fiziksel aktivitenin önemi vurgulanmalı, ve kardiyovasküler risk faktörleri tanımlanarak mümkün olduğunca düzeltici önlemler alınmalıdır. Bazı hastalar klorpropamid'in de aralarında bulunduğu sülfonilüre ilaçlara ya başlangıçta cevap vermezler (primer başarısızlık) ya da zamanla cevaplarında azalma olur (sekonder başarısızlık). Alternatif olarak, klorpropamid diğer sülfonilürelere hiç cevap vermemiş veya artık cevap vermeyen hastalarda etkili olabilir. Klorpropamidin asemptomatik hastalarda kullanımında, tip 2 diyabetlilerde kan glukozu kontrolünün, diyabetin uzun dönemde oluşturduğu kardiyovasküler ve nöral komplikasyonlarını önlemedeki etkisinin kesin olarak ortaya konmamış olduğu hatırlanmalıdır. Klorpropamid veya başka bir hipoglisemik ajanla tip 2 diyabet tedavisinde sabit bir dozaj yoktur. Periyodik olarak kan şekeri ölçülmek suretiyle, hasta için etkili minimum doz veya primer başarısızlık yani tavsiye edilen maksimum dozda kan şekerinde yetersiz düşme ya da sekonder başarısızlık yani başlangıçtaki etkili bir süreyi takiben kan glukozu azaltıcı etkinin yetersiz hale gelmesi ihtimalleri saptanmalıdır. Glikozile hemoglobin düzeyleri bakılması hastanın tedaviye cevabını göstermede değerli olabilir. Diyet ile kontrol edilebilen hastalarda geçici kontrol kaybı zamanlarında kısa süreli klorpropamid kullanımı yeterli olabilir. Total günlük doz genellikle her sabah kahvaltı ile bir tek doz olarak alınır. Bazı vakalarda görülen gastrointestinal intolerans günlük dozu bölerek giderilebilir. Yükleme dozu veya yüksek başlangıç dozu gerekli değildir ve kullanılmamalıdır. Başlangıç Tedavisi: Hafif ve orta şiddette, stabil tip 2 diyabetli orta yaşlı hastalarda günde 250 mg ile başlanmalıdır. Hastaların diğer bir oral hipoglisemik ajandan klorpropamide başlatılmasında bir geçiş dönemi gerekli değildir. Diğer ilaç birden kesilerek hemen klorpropamid başlanabilir. Klorpropamid tavsiye ederken bunun daha yüksek etkinlikte olduğu gözönünde tutulmalıdır. İnsülin kullanan, hafif veya orta şiddette, stabil tip 2 diyabetli hastaların büyük bir çoğunluğunda insulin derhal kesilerek oral ilaç başlanabilir. Günde 40 üniteden fazla insülin gerektiren hastalarda ise klorpropamid başlatılırken önce ilk bir kaç gün insülin miktarı %50 azaltılarak verilir ve cevaba göre bundan sonraki günlerde azaltma devam edilir. İnsülinin kesilme devresinde hasta en az günde 3 defa kendi kendine glukoz seviyesini izlemelidir. Bunlarda anormallik varsa hekime derhal haber verilmelidir. Bazı vakalarda bu geçiş döneminde hospitalizasyon tavsiye edilebilir. Tedavi başlangıcından 5-7 gün içinde klorporpamid seviyeleri bir platoya erişir. Bundan sonra, optimum kontrol elde etmek üzere 3-5 günlük aralarla ve her seferinde 50-125 mg'ı geçmeyen fraksiyonlarla çoğaltılıp azaltılarak dozaj ayarlanır. Daha sık doz ayarlamaları genellikle arzu edilmez. İdame tedavisi: Orta şiddette, stabil, orta yaşlı tip 2 diyabetli hastaların çoğu günde yaklaşık 250 mg ile kontrol edilirler. Birçok araştırıcı daha hafif diyabetlilerde günde 100-125 mg'lık veya daha düşük dozların yeterli olduğunu bulmuşlardır. Daha şiddetli diyabetiklerin çoğunda yeterli kontrol için günde 500 mg'a ihtiyaç olabilir. Günde 500 mg’a tam cevap vermeyen hastalar genellikle daha yüksek dozlara da cevap vermeyeceklerdir. Günde 750 mg'dan fazla idame dozlarından kaçınılmalıdır. Birlikte Biguanid Tedavisi: Klorpropamid/Fenformin dozajı: Klorpropamid dozajı 500 mg ile idame ettirilmeli veya bu doza çıkılmalıdır. Eğer kontrol hala yetersizse, lokal fenformin müstahzar dokümanındaki doz tavsiyelerine göre fenformin ilave edilir. Günlük fenformin dozu hiç bir zaman 100 mg'ı geçmemelidir. Eğer yan etki olmadan yeterli kontrol sağlanmışsa, kontrolu mümkün olan en düşük ilaç miktarıyla devam ettirebilmek için hem klorpropamid, hem fenformin dozu yavaşça azaltılmaya (her seferinde ilaçlardan birinin dozu azaltılarak) başlanır. Klorpropamid/Metformin Dozajı: Klorpropamid dozajı 500 mg ile idame ettirilmeli veya bu doza çıkılmalıdır. Eğer kontrol hala yetersiz ise, metformin günde iki defa 0.5 g dozla ilave edilir ve bu her 1-2 haftada bir 0.5-1 g artırılarak maksimum günde 3 g'a çıkarılır. Eğer yan etki olmadan yeterli kontrol sağlanmışsa, kontrolu mümkün olan en düşük ilaç miktarıyla devam ettirebilmek için hem klorpropamid hem metformin dozu yavaşça azaltılmaya (her seferinde ilaçlardan birinin dozu azaltılarak) başlanır. Diabetes Insipidus: Diabetes insipidus tedavisinde daha büyük çocuklar ve erişkinler için günlük doz 100-500 mg sınırları içindedir. Bu kişilerde hipoglisemi gelişimi riski olduğundan, tedavinin en alt doz seviyesinden başlatılarak duruma göre tedricen doz ayarlaması yapmak uygundur. Hastalar ve bilhassa hasta çocukların bakıcıları, hipoglisemi olabileceği ve hipoglisemik reaksiyonların tedavisi yönünden uyarılmalıdırlar. Bu durumlarda klorpropamid tedavisi derhal kesilmeli ve hastanın doktoruna haber verilmelidir. Hekim, bu kişilerde, özellikle mevcut diğer hastalıklar veya sebeplerle gıda alımının azaldığı durumlarda, muhtemel hipoglisemik reaksiyon oluşumuna karşı devamlı uyanık bulunmalıdır. Bu vakalarda geçici olarak klorpropamid kesilirse, yerine antidiüretik hormon tedavisi uygulanmalıdır. Yaşlı ve Yüksek Riskli Hastalarda Kullanım: Hipoglisemi olasılığını arttırıcı risk altındaki yaşlı, zayıf düşmüş veya kötü beslenmiş hastalar ve düzensiz kalori alan hastalar ve böbrek veya karaciğer fonksiyon bozukluğu olanlarda hipoglisemiden korunmak için başlangıç ve idame dozları muhafazakar olmalıdır. Yaşlı diyabetik hastalar sülfonilüre ilaçların hipoglisemik etkisine daha duyarlı göründüklerinden, yaşlı hastalar günde 100-125 mg gibi daha küçük dozlarla klorpropamide başlamalıdır. Çocuklarda kullanım: Çocuklarda emniyet ve etkinliği kanıtlanmamıştır.

 

 

Endikasyonları:

Klorpropamid hipergliseminin tek başına diyet ile kontrol edilemediği Tip 2 diyabetli hastalarda, kan şekerinin düşürülmesinde diyete yardımcı olmak üzere endikedir. Ayrıca klorpropamid, diğer sulfonilüre ajanlara yetersiz cevap veren veya gerçek primer veya sekonder başarısızlık göstermiş hastaların kontrolünde de etkinlik gösterebilir. Diğer bir oral hipoglisemik ajanın yüksek dozlarını veya sık uygulamasını gerektiren hastalarda kullanılması ile kontrol temin edilebilir. Klorpropamid ile beraberce bir biguanid (fenformin, metformin) kullanılması, ve yalnız diyetle, diyet ve insülinle veya yalnız diyet ve sülfonilüre ilaçlarla kontrol edilemeyen stabil, nonketotik, tip 2 diyabette, komplikasyonsuz diabetes mellitus tedavisinde endikedir. Hasta seçimi, endikasyonlar, uyarılar ve doz hakkında tüm ayrıntılar yönünden ilgili biguanid müstahzar dökümanı incelenmelidir. Bugüne kadarki sınırlı çalışmalar, klorpropamidin idiopatik diabetes insipidus tedavisine faydalı olduğunu göstermiştir.

 

Kontrendikasyonları:

İlacın herhangi bir bileşenine karşı aşırıduyarlılığı olduğu bilinen hastalarda, koma ile birlikte olan veya olmayan diyabetik ketoasidozda (bu durumda tedavide insulin kullanılmalıdır) ve Tip I diyabetli hastalarda kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Klorpropamid dahil olmak üzere tüm sulfonilüre ilaçlar hastaneye yatmayı gerektiren ve komayla sonuçlanabilen şiddetli hipoglisemi oluşturabilirler. Hipoglisemi oluşan hastalara uygun şeker tedavisi uygulanmalı ve en az 24 saatten 48 saate kadar hastalar izlenmelidir. Hipoglisemi durumlarından kaçınmak için doğru hasta seçimi, doz uygulaması ve bilgilendirme gereklidir. Dengesiz karbonhidrat alımı yada yetersiz beslenme yada yemek yemeyi geciktirme durumlarında oluşan hipoglisemik olaylardan kaçınmak için düzenli, zamanlı karbonhidrat alımı önemlidir. Böbrek ve karaciğer yetmezliği klorpropamidin işlevini etlikeyebilir, karaciğer yetmezliği glikoneojenik kapasiteyi azaltabilir ve her iki durumda da ciddi hipoglisemik reaksiyonların ortaya çıkma riski artar. Yaşlı, zayıf düşmüş veya kötü beslenen kişiler, adrenal ve hipofiz yetmezliği olanlar, glukoz azaltıcı ilaçların hipoglisemik etkilerine daha duyarlıdırlar. Yaşlılarda ve beta-adrenerjik bloker ilaç alanlarda hipoglisemi tanısı güç olabilir. Kalori alımı azaldığında, ağır ve uzun egzersizden sonra, alkol alımından sonra, birden fazla glukoz azaltıcı ilaç alındığında, hipoglisemi oluşumu daha kolaydır. Klorpropamidin uzun yarı ömrü nedeniyle, tedavi sırasında hipoglisemiye giren hastaların en az 3-5 gün süre ile ilaç dozları dikkatle izlenmeli ve sık sık beslenmeleri sağlanmalıdır. Hospitalizasyon ve intravenöz glukoz verilmesi gerekebilir. Herhangi bir diyabetik programda stabilize olan hastada ateş, travma, enfeksiyon veya cerrahi müdahale gibi stresli bir durum görülürse, kontrol kaybedilebilir. Bu durumlarda klorpropamidin kesilmesi ve insülin uygulaması gerekebilir. Herhangi bir oral hipoglisemik ilaç gibi klorpropamidin de kan glukozunu istenen düzeye indirmedeki etkisi bazı hastalarda diyabetin ağırlaşması veya ilaca cevabın azalmasına bağlı olarak zamanla azalabilir. Bu duruma, ilacın hastaya ilk verildiğinde etkisiz kalması ile belirlenen primer başarısızlıktan ayırt etmek için sekonder başarısızlık adı verilir. Bir hastayı sekonder başarısızlık sınıfına sokmadan önce uygulanan dozun yeterliliği ve diyete bağlılık değerlendirilmelidir. Periodik olarak kan glukozuna bakılmalıdır. Glikozile hemoglobin ölçümü yapılmalı ve mevcut tedavi standardına göre tedavi hedefleri değerlendirilmelidir. Hastalar klorpropamid ve alternatif tedavilerin potansiyel riskleri ve avantajları hakkında aydınlatılmalıdır. Hastalara ayrıca diyetlerine uymalarının, düzenli egzersiz programını izlemelerinin, kan glukoz seviyelerini düzenli olarak kontrol ettirmelerinin önemi anlatılmalıdır. Hipogliseminin riskleri, semptomları ve tedavisi, hipoglisemi oluşumuna katkıda bulunan durumlar hastalara ve sorumlu aile üyelerine anlatılmalıdır. Primer ve sekonder başarısızlık durumları izah edilmelidir. Hipoglisemi semptomları ve diğer advers reaksiyonları hissettiklerinde derhal hekime başvurmaları konusunda hastalar uyarılmalıdır. Klorpropamidin araç ve makina kullanma yeteneği üzerine etkileri çalışılmamıştır. Ancak klorpropamidin bunları etkileyebileceğine dair hiç bir delil yoktur. Hastalar hipogliseminin semptomlarından haberdar edilmeli ve araç ve makine kullanırken dikkatli olmalıdır. Gebelik kategorisi C’dir. Klorpropamidin gebelere verildiğinde fetusa zarar verip vermediği veya üreme kapasitesini etkileyip etkilemediği bilinmemektedir. Klorpropamid, sadece hasta ve fetüs açısından potansiyel yararı potansiyel riskten fazla olduğu durumlarda gebelere verilmelidir. Veriler gebelikte anormal glukoz seviyeleri ile konjenital anomalilerin artmış sıklığı arasında bağlantı bulunduğunu göstermektedir, bu nedenle, pek çok uzman gebelik sırasında kan glukoz seviyelerini normale en yakın düzeyde tutmak için insulin kullanımını önermektedir. Doğum sırasında bir sulfonilüre ilaç kullanan annelerin yeni doğmuş bebeklerinde uzun süreli (4-10 gün) ciddi hipoglisemi görülmüştür. Bu duruma uzun yarı ömrü olan ajanlarla daha sık rastlanmıştır. Gebelikte klorpropamid kullanılıyorsa beklenen doğum tarihinden en az bir ay önce kesilmeli ve kan glukoz seviyelerini mümkün olduğunca normale yakın değerlerde tutabilecek başka tedaviye geçilmelidir. Emzirme 500 mg klorpropamid alan bir hastada ilacın alımından beş saat sonra alınan iki meme sütü örneği karışımında konsantrasyon 5 mcg/ml bulunmuştur. Karşılaştırma bakımından, tek 250 mg dozdan sonra normal doruk serum klorpropamid düzeyi 30 mcg/ml'dir. Bu nedenle bu ilacı alan annelerin emzirmeleri önerilmez.

 

Yan Etkileri:

Yan etkilerin çoğunluğu doza bağlı, geçici etkilerdir ve ilacın dozunun azaltılması veya kesilmesi ile kaybolurlar. Ancak, bugüne kadarki klinik deneyime göre, diğer sulfonilürelerle olduğu gibi aşırı duyarlılık ile ilgili bazı yan etkiler ciddi olabilir, bazı durumlarda fatalite bildirilmiştir. Tüm Vücut: Klorpropamid ile disülfiram benzeri reaksiyonlar nadiren bildirilmiştir. Santral ve Periferik Sinir Sistemi: Baş dönmesi ve baş ağrısı. Endokrin reaksiyonlar: Bazı nadir durumlarda klorpropamid ile, uygun olmayan antidiüretik hormon (ADH) sekresyonu sendromundakiyle aynı reaksiyonlar görülmüştür. Bu sendromun belirtileri aşırı su retansiyonu nedeniyle ortaya çıkan hiponatremi, düşük serum osmolalitesi ve yüksek idrar osmolalitesidir. Bu reaksiyon diğer sulfonilürelerle de görülmüştür. Gastrointestinal: Gastrointestinal rahatsızlıklar en sık görülen reaksiyonlardır. Hastaların %5'inden azında bulantı, %2'sinden azında diyare, kusma, anoreksi ve açlık hissi görülmüştür. Diğer gastrointestinal rahatsızlıklar hastaların %1'inden azında ortaya çıkmıştır. Doza bağlıdırlar ve doz azaltılması ile kaybolma eğilimindedirler. Hematolojik reaksiyonlar: Sülfonilürelerle lökopeni, agranülositoz, trombositopeni, hemolitik anemi, aplastik anemi ve pansitopeni görülmüştür. Karaciğer/Safra: Nadiren kolestatik sarılık görülebilir. Bu durum gelişirse klorpropamid kesilmelidir. Klorpropamid ile hepatik porfiri nadiren görülmüştür. Metabolik/ Beslenme: Hipoglisemi. Deri ve ekleri: Hastaların %3'ünden azında kaşıntı bildirilmiştir. Ürtiker, makulopapüler erupsiyonlar gibi diğer allerjik deri reaksiyonları, hastaların yaklaşık %1'i yada daha azında görülmüştür. Bunlar geçici olabilir ve klorpropamide devam edilse bile düzelebilir. Eğer deri reaksiyonlarında düzelme olmazsa ilaca devam edilmemelidir. Diğer sülfonilürelerle olduğu gibi, porfiri cutanea tarda ve fotosensitivite reaksiyonları bildirilmiştir. Eritema multiforme ve eksfoliatif dermatite kadar ilerleyen deri erupsiyonları da bildirilmiştir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Hipoglisemiye yol açabilen ilaçlar: Sulfonilürenin hipoglisemik etkisi, nonstreoid antienflamatuvar ajanlar ve proteinlere yüksek oranda bağlanan ilaçlar, salisilatlar, sülfonamidler, kloramfenikol, probenesid, kumarinler, monoamin oksidaz inhibitörleri ve beta-adrenerjik blokerler gibi ilaçlarla artabilir. Klorpropamid alan bir hastaya bu ilaçlar verilirse hasta hipoglisemi açısından yakından izlenmelidir. Klorpropamid kullanan hastalarda bu ilaçların kullanımına son verilirken kontrolün kaybedilmemesi açısından hasta yakından gözlenmelidir. Oral mikonazol ve oral hipoglisemik ajanlar arasındaki potansiyel bir etkileşmenin ciddi hipoglisemiye yol açtığı bazı sülfonilürelerle bildirilmiştir. Bununla birlikte bu etkileşmenin mikonazolun i.v., topikal veya vajinal formlarıyla da olup olmadığı bilinmemektedir. Bazı hastalarda alkol ile birlikte alınmasıyla disülfiram-benzeri reaksiyonlar olabilir. Yüksek miktarda alkol alımı hipoglisemi riskini arttırabilir. Hiperglisemiye yol açabien ilaçlar: Bazı ilaçlar hiperglisemi yapma eğilimi gösterir ve kontrolün kaybedilmesine yol açarlar. Bu ilaçların arasında tiyazidler ve diğer diüretikler, kortikosteroidler, fenotiyazinler, tiroid ürünleri, östrojenler, oral kontraseptifler, fenitoin, nikotinik asit, sempatomimetikler, kalsiyum kanal blokerleri ve izoniazid sayılabilir. Klorpropamid alan hastaya bu ilaçlar verilirken hasta kontrolun kaybedilmesi açısından yakından gözlenmelidir. Klorpropamid alan hastalarda bu ilaçların kullanımına son verilirken, hasta dikkatle izlenmelidir. Klorpropamid idrardaki albumin miktarını ölçmek için kullanılan testleri değiştirmez.