1ilaç

CEFOBID IM/IV Flakon

Pfizer

 

Formüler > Enfeksiyonlar > Antibakteriyel İlaçlar > Sefalosporinler > Sefoperazon

 

 

Etken Madde(ler):

Sefoperazon sodyum 1 g

 

Piyasa Şekilleri:

1 i.m./i.v. flakon

 

 

Kullanım Şekli:

Mutad yetişkin günlük dozu 2 ile 4 g'dır ve 12 saatlik aralarla eşit bölünmüş dozlarda uygulanır. Şiddetli enfeksiyonlarda, günlük total doz 8 g'a kadar yükseltilebilir ve 12 saatlik aralarla eşit bölünmüş dozlar halinde verilir. Günde 12 g, 8 saatte bir eşit bölünmüş dozlarla uygulanmıştır. Eşit olarak bölünmüş günde 16 g'a kadar dozların komplikasyon görülmeden verildiği bildirilmiştir. Duyarlılık testleri neticeleri belli olmadan tedaviye başlanabilir. Komplikasyonsuz gonokoksik üretrit için tavsiye edilen doz 500 mg'lık tek bir i.m. enjeksiyondur. Ana itrah yolu olmadığı için böbrek yetmezliği olan hastalarda günde 2-4 g'lık mutad dozlar uygulandığında doz ayarlanmasına gerek yoktur. Glomerüler filtrasyon hızı 18 ml/dakika'nın altında olan veya serum kreatinin seviyesi 3.5 mg/dl'nin üstünde olan hastalarda maksimum dozu günde 4 g olmalıdır. Bebek ve çocuklarda dozu, 12 saatte bir günde iki defada uygulanmak veya gerekirse daha sık vermek üzere 50-200 mg/kg/gün'dür. Sekiz günlükten küçük yeni doğmuşlarda ilaç her 12 saatte bir verilmelidir. Bazı bebek ve çocuklarda şiddetli enfeksiyonların, bu arada bakteriyel menenjitlerin tedavisinde 300 mg/kg/gün'e kadar çıkabilen dozlar komplikasyonsuz kullanılmıştır. Çocuklarda emniyeti ve etkinliği tam olarak belirlenemediği için çocuklarda özellikle 1 yaş altında kullanımına muhtemel yarar ve potansiyel riskler iyice tartılarak karar verilmelidir. Cerrahi müdahalelerde antibiyotik proflaksisinde ameliyattan 30-90 dakika önce 1-2 g i.v. uygulanmalıdır. Bu doz 12 saatte bir uygulanabilirse de, vakaların çoğunda 24 saatten daha uzun süre uygulama gerekmez. Enfeksiyon ihtimalinin yüksek olduğu (örn. kolorektal cerrahi) veya enfeksiyon oluşmasının zararlı olduğu özellikle bilinen ameliyatlarda (örn. açık kalp cerrahisi veya prostetik artroplasti) sefoperazonun proflaktik uygulamasına ameliyat bitiminden itibaren 72 saat devam edilebilir. İntramüsküler ve intravenöz uygulamalar için prospektüsde yeralan bilgilere göre ayarlama yapılır.

 

 

Endikasyonları:

Duyarlı organizmalar: Gram pozitif organizmalar -Staphylococcus aureus (penisilinaz üreten ve üretmeyen suşları dahil), Staphylococcus epidermidis, Streptococcus pneumoniae (evvelce Diplococcus pneumoniae), Streptococcus pyogenes (Grup A beta-hemolitik streptokok), Streptococcus agalactiae (Grup B beta-hemolitik streptokok), Streptococcus faecalis'in (enterococcus) birçok suşları, Beta-hemolitik streptokokların diğer suşlarının çoğu-, Gram negatif organizmalar - Escherichia coli, Klebsiella türleri, Enterobacter türleri, Citrobacter türleri, Haemophilus influenzae (beta laktamaz pozitif ve negatif suşları), Proteus mirabilis, Proteus vulgaris, Morganella morganii (evvelce Proteus morganii), Providencia rettgeri (evvelce Proteus rettgeri), Providencia türleri, Serratia türleri (S.marcescens dahil), Salmonella ve Shigella türleri, Pseudomonas aeruginosa ve diğer bazı Pseudomonas'lar, Acinetobacter calcoaceticus'un bazı suşları, Neisseria gonorrhoeae (beta laktamaz pozitif ve negatif suşları), Neisseria meningitidis, Bordetella pertussis, Yersinia enterocolitica-, Anaerobik Organizmalar - Gram pozitif ve gram negatif koklar (Peptococcus, Peptostreptococcus ve Veillonella türleri dahil), gram pozitif basiller (Clostridia, Eubacterium ve Lactobacillus türleri dahil), gram negatif basiller (Fusobacterium türleri, birçok Bacteroides fragilis suşları, diğer Bacteroides türleri dahil)-. Duyarlı organizmaların meydana getirdiği; Solunum yolları enfeksiyonları (üst ve alt), İdrar yolu enfeksiyonları (üst ve alt), Peritonit-kolesistit-kolanjit ve diğer karın boşluğu enfeksiyonları, Septisemi, Menenjit, Cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları, Kemik ve eklem enfeksiyonları, İnflamatuvar pelvik hastalık, endometrit, gonore ve diğer jenital yol enfeksiyonlarının tedavisinde endikedir. Proflaksi: Abdominal, jinekolojik, kardiyovasküler ve ortopedik  cerrahi müdahale uygulanan hastalarda post operatif enfeksiyonlara karşı proflaktik olarak kullanılabilir. Bileşik Tedavi: Enfeksiyonların çoğu, geniş etki spektrumundan ötürü, tek başına sefoperazon ile yeterli şekilde tedavi edilebilir. Bununla beraber, kombine tedavi endikasyonu mevcutsa, diğer antibiyotiklerle beraber kullanılabilir. Şayet aynı zamanda bir aminoglikozid kullanılacaksa, tedavi süresince renal fonksiyonlar kontrol edilmelidir.

 

Kontrendikasyonları:

Sefalosporin sınıfı antibiyotiklere allerjisi olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Tedaviye başlamadan önce, hastanın geçmişinde sefalosporin, penisilin ve diğer ilaçlara karşı aşırı duyarlılık reaksiyonu olup olmadığı tespit edilmelidir. Penisiline hassas kişilere, bu ilaç, ihtiyatlı şekilde verilmelidir. Antibiyotikler, herhangi formda allerjisi olan hastalara, özellikle ilaç allerjisi olanlara ihtiyatla verilmelidir. Allerjik bir reaksiyon ortaya çıktığı taktirde ilaç kesilmeli ve gerekli tedavi başlatılmalıdır. Ciddi anaflaktoid reaksiyonlar derhal adrenalin ile acil tedaviyi gerektirir. Endikasyona göre oksijen, intravenöz steroidler ve intübasyon dahil havayolunu açık tutma önlemleri uygulanmalıdır. Sefoperazon, yoğun olarak safra ile atılır. Karaciğer hastalığı ve/veya safra yolları obstrüksiyonu olan kişilerde sefoperazonun serum yarı ömrü genellikle uzar ve idrarla itrahı artar. Şiddetli hepatik disfonksiyon mevcudiyetinde bile, safrada terapötik konsantrasyonlar elde edilir ve ilacın yarı ömründe yalnızca 2-4 misli bir artma görülür. Şiddetli biliyer obstrüksiyon, şiddetli karaciğer hastalığı veya bunlarla birlikte renal disfonksiyon mevcutsa doz modifikasyonu gerekebilir. Hem hepatik disfonksiyon, hem de birlikte renal bozukluk olan kişilerde sefoperazon serum konsantrasyonları kontrol edilmeli ve gerektiği şekilde  doz ayarlanmalıdır. Bu vakalarda serum  konsantrasyonları  yakından  takip edilemiyorsa günlük doz 2 g.'ı aşmamalıdır. Hemodializ sırasında sefoperazon serum yarı ömrü hafifçe azalır. Bu sebepten dozlar, dializ periyodunu takip edecek şekilde ayarlanmalıdır. Diğer antibiyotiklerde olduğu gibi, sefoperazon ile tedavi edilen hastaların birkaçında vitamin K eksikliği görülmüştür. Mekanizması, büyük bir ihtimalle, normalde bu vitamini sentez eden barsak florasının baskılanmasına bağlanmıştır. Bu riske en çok maruz kalanlar, yeterli beslenemeyen, malabsorbsiyon durumu gösteren (örn: kistik fibrosis) veya uzun süreli intravenöz beslenmede olan hastalardır. Bu hastalarda protrombin zamanı kontrol edilmeli ve gerekli ise eksojen vitamin K verilmelidir. Tedavi süresince ve son dozdan 5 gün sonrasına kadar alkol alan kişilerde kızarma, terleme, başağrısı ve taşikardi ile kendini gösteren bir reaksiyon  bildirilmiştir. Buna benzer bir reaksiyon diğer bazı sefalosporinler ile de bildirilmiştir. Sefoperazon verilen hastalar aynı zamanda alkollü içkiler almamaları için uyarılmalıdırlar. Oral veya parenteral yoldan suni beslenme gereken hastalarda etanol içeren solüsyonlar kullanılmamalıdır. Diğer antibiyotiklerle de olduğu gibi, uzun süre sefoperazon uygulanması, duyarlı olmayan organizmaların aşırı üremesine yol açabilir. Tedavi süresince hastalar dikkatle gözlenmelidir. Fehling veya Benedict solüsyonları ile idrarda glikoz için yanıltıcı pozitif reaksiyon görülebilir. Hamile kadınlarda yapılmış yeterli ve tam kontrollü bir çalışma yoktur. Bu ilaç, hamilelik döneminde yalnız kesinlikle ihtiyaç varsa kullanılmalıdır. Çok az miktarlarda insan sütüne geçer. Her ne kadar sefoperazon emziren annelerin sütüne çok az miktar geçerse de süt veren bir annede ihtiyatla kullanılmalıdır. Çocuklarda emniyeti ve etkinliği tam olarak belirlenemediği için çocuklarda özellikle 1 yaş altında kullanımına muhtemel yarar ve potansiyel riskler iyice tartılarak karar verilmelidir. Sefoperazon bilirubin'i, plazma proteinine bağlanma yerlerinden ayırmaz.

 

Yan Etkileri:

Aşırı duyarlılık: Diğer bütün sefalosporinlerde olduğu gibi, ürtiker, makülopapüler deri döküntüleri, eozinofili ve ilaca bağlı ateş rapor edilmiştir. Bu reaksiyonlar, daha çok anamnezinde allerji, özellikle penisilin allerjisi olan hastalarda görülmüştür. Hematoloji: Nötrofillerde hafif bir azalma rapor edilmiştir. Diğer beta laktam antibiyotiklerde de olduğu gibi uzun süreli kullanımdan sonra reversibl nötropeni görülebilir. Bazı  hastalarda, sefalosporin antibiyotikleri tedavisi sırasında, pozitif direkt Coombs testi ortaya çıkmıştır. Diğer sefalosporinlerle ilgili literatürde bildirildiği gibi hematokrit ve hemoglobinde azalma bildirilmiştir. Geçici eozinofili görülmüştür ve hipoprotrombinemi bildirilmiştir. Karaciğer: SGOT, SGPT ve alkalin fosfataz seviyelerinde geçici bir artış gözlenmiştir. Gastrointestinal: Barsak fonksiyonlarında değişme (yumuşak gaita veya ishal) rapor edilmiştir. Bunların çoğu hafif veya orta şiddettedir. Bütün vakalarda, bu semptomlar semptomatik tedaviye cevap vermiş veya tedavinin kesilmesiyle ortadan kalkmıştır. Lokal reaksiyonlar: İntramusküler uygulamadan sonra çok iyi tolere edilir. Arasıra enjeksiyon yerinde geçici bir ağrı olabilir. Diğer sefalosporinlerde olduğu gibi, intravenöz kateter yoluyla uygulandığında bazı hastaların infüzyon bölgesinde flebit görülebilir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Sefoperazon ve aminoglikozid solüsyonları direkt olarak karıştırılmamalıdır, çünkü aralarında fiziki bir geçimsizlik mevcuttur. Eğer sefoperazon ile bir aminoglikozidin kombinasyon halinde verilmesi gerekiyorsa bu, birbirini takip eden intermittan intravenöz infüzyonlar halinde gerçekleştirilebilir. Bunun için ayrı bir sekonder intravenöz tüp kullanılmalı ve esas intravenöz tüp iki doz arasında uygun bir sulandırıcı ile yeterli derecede irrige edilmelidir. Sefoperazonun aminoglikozidden önce uygulanması tavsiye edilir.