NOVOMIX 70 FlexPen Disposable Kalem

Novo Nordisk

Formüler > Endokrin > Diyabette Kullanılan İlaçlar > İnsülinler > Orta ve Uzun Etkililer

Etken Madde(ler):

İnsülin aspart 70 %, İnsülin aspart protamin 30 %

Piyasa Şekilleri:

3 ml 5 disposable kalem

Kullanım Şekli:

NovoMix 70 FlexPen, seker hastalıgının (diyabetin) tedavisinde kullanılan bir insülin analogudur. 3 ml kullanıma hazır dolu enjeksiyon kalemi içinde süspansiyon olarak bulunur.

Endikasyonları:

NovoMix 70 FlexPen hızlı etkili (%70) ve uzun etkili (%30) insülin analoglarının karısımıdır.İlacınızı aldıktan 10-20 dakika sonra kan sekeriniz düsmeye baslayacak, 1-4 saat arasında en fazla etki görülecek; ilacınızın etkisi 14 ile 24 saat kadar sürecektir. Tip 2 diyabetli hastalarda, NovoMix 70, tek basına metformin tedavisi ile kan glukozunun yeterli kontrol edilemedigi durumlarda metformin ile kombine veya tek basına kullanılabilir. Metformin ile kombine kullanımında, NovoMix 70’in önerilen baslangıç dozu 0.2 U/kg/gün’dür ve kan glukoz yanıtları esas alınarak hastaların bireysel ihtiyaçlarına göre ayarlanmalıdır.

Kontrendikasyonları:

Hipoglisemi durumunda insülin kesinlikle kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

NovoMix 70 karın duvarı veya uyluk bölgesine subkütan enjekte edilerek kullanılır. Eger uygunsa gluteal veya deltoid bölgeler kullanılabilir. Enjeksiyonlar, aynı bölge içinde olmak kosuluyla, farklı yerlere yapılmalıdır. Bütün insülinlerde oldugu gibi etki süresi doza, enjeksiyon bölgesine, kan akımına, ısı ve fiziksel aktivitenin derecesine baglı olarak degisiklik gösterecektir. NovoMix 70’in absorpsiyonu üzerinde, degisik enjeksiyon bölgelerinin etkisi arastırılmamıstır. NovoMix 70 hiçbir zaman intravenöz yoldan kullanılmamalıdır.

Gereğinden fazla insülin enjekte edildiğinde, öğün atlandığında ya da herzamankinden daha yoğun egzersiz yapıldığında hipoglisemi denilen bir insülin reaksiyonu gelişebilir. İnsülin reaksiyonu ilk olarak soğuk terleme, çarpıntı, sinirlilik, titreme gibi belirtilerle birden bire başlayabilir . Bu belirtiler hemen şeker veya şekerli bir gıda alınmasıyla giderilebilir. Bu nedenle diyabetli hastaların yanlarında birkaç adet kesme şeker yada şekerli gıda taşımaları gereklidir. Diyabetli bir hastanın yakınları, çalışma yerindeki arkadaşları diyabetli olduğunu bilmeli ve hasta ciddi bir insülin reaksiyonu geçirdiğinde nasıl müdahale yapılması gerektiği konusunda bilgilendirilmelidir. Muhtemel bir boğulma riskine karşı bilinci kapalı olan bir diyabetliye kesinlikle ağızdan bir şey yedirilip içirilmemelidir. Hasta böyle bir durumdayken yan yatırılmalı ve acil tıbbi yardım aranmalıdır. Bilinçsizlik durumu glukagon enjeksiyonu ile de giderilebilir. Glukagon kullanıldığında , hastanın bilinci yerine gelir gelmez ağızdan şeker veya şekerli gıda verilebilir. İnsülin doz aşımında ise glukagona ek olarak bir doktor tarafından damar içine glukoz verilebilir. Tekrarlayan insülin reaksiyonları gelişen ya da bilinç kaybı görülen hastalar insülin dozunda değişiklik gerekebileceği için doktora danışmalıdır. Ciddi hipoglisemi tedavi edilmezse; geçici veya kalıcı beyin hasarına ve ölüme yol açabilir. Diyabetik ketoasidoz ise genellikle kan şekerinin aşırı yükselmesi durumudur. Bu çok ciddi bir durum olup, gereğinden daha az insülin kullanılmasına bağlı olabilir. Hastalık ya da enfeksiyon sırasında insülin gereksiniminin artması, diyete uyulmaması, insülin enjeksiyonlarının atlanması ya da doktor tarafından reçete edilenden daha az dozda kullanılması da bu duruma yol açabilir. İdrar testlerinde gelişmekte olan bir ketoasidoz durumu idrarda aşırı miktarda şeker ve keton bulunmasıyla kendini gösterir. Semptomları ise susama, aşırı idrara çıkma, iştahsızlık, halsizlik, deri kuruluğu, derin ve hızlı solumadır. Bu semptomlar birkaç saat veya gün içinde giderek yerleşir. Bu gibi semptomlar görüldüğünde hemen doktora danışılmalıdır. Bu semptomlar tedavi edilmezse; diyabetik koma ve ölüme yol açabilir. Halen karışık türlerde insülin veya sığır insüliniyle kontrol altına alınmış hastalar transfer edilirken, kullanılan insülin preparatının saflığı, türü ve formülasyonu dikkate alınarak doz ayarlaması yapılması gerekebilir. Kan glukoz kontrolü büyük ölçüde iyileşen; örneğin, intensif insülin tedavisi uygulanan hastalarda, alıştıkları uyarıcı semptomlarda değişiklik olabileceği kendilerine uygun biçimde anlatılmalıdır. İnsülin plasenta engelinden geçmez. Emzirmenin bebek için hiçbir riski yoktur. İnsüline bağımlı diyabeti olan gebelerin intensif kontrolu önerilir. İlk trimester de insülin gereksinimi genellikle düşerken, iki ve üçüncü trimesterde artar.

Yan Etkileri:

Lokal aşırı duyarlılık reaksiyonları (enjeksiyon yerinde kızarıklık, şişme, kaşıntı) nadiren görülür ve tedavi sürdürüldükçe kaybolur. Direngen alerjik reaksiyonlar ve lipoatrofi çok nadir görülür. Aynı küçük alana çok sık enjeksiyon yapılması neticesinde lipohipertrofi görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:

Başka ilaçlarla beraber kullanılması insülin gereksinimini etkileyebilir. MAO inhibitörleri, non-selektif beta blokerler, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri, salisilat, anabolik steroidler, oral antidiyabetikler ve alkol insülinin hipoglisemik etkisini artırabilir. Oral kontraseptifler, tiyazidler, kortikosteroidler, tirod hormonları ve sempatomimetikler insülinin etkisini azaltabilen ilaçlardır.