1ilaç

DOXO-TEVA Flakon

Med-ilaç

 

Etken Maddeler:

Adriamisin HCl (Doksorubisin HCl)

 

Piyasa Şekilleri:

50 mg: 1 flakon, 10 mg: 1 flakon içeren ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Doksorubisin hidroklorür, sadece iv uygulama için hazırlanmıştır. İlacın, %5'lik dekstroz ya da %0.9'luk sodyum klorür enjeksiyonu ile seyreltilip, kelebek iğneden tercihen büyük bir vene yavaş bir şekilde uygulanması önerilir. Mümkünse, lenfatik drenaj veya eklemler üzerindeki venlerden kaçınmalıdır. Enjeksiyon hızı, venlerin bulunduğu yerlere ve enjekte edilecek doza bağlıdır. Ama yine de 3-5 dakikadan daha az olmamalıdır. Doz doksorubisin hidroklorürün toplam doz limiti 550 mg/m2'dir. Siklofosfamid gibi kardiyotoksik özelliğe sahip diğer ajanlarla aynı anda tedavi edilen ya da mediastinal alanda radyoterapi görmüş hastalarda bu limit daha azdır (400 mg/m2). Önerilen doz, 21 gün aralıklarda tek doz olarak intavenöz enjeksiyon ile 60-75 mg/m2'dir. Neoplastik ilik infiltrasyonu, irradyasyon ya da kemoterapiden önce ve yaşlılığa bağlı olarak yetersiz kemik iliği rezervine sahip hastalarda doz düşüktür. Alternatif doz aralığı; haftalık dozlarda olacak şekilde 20 mg/m2, her 4 haftada tekrarlanmak üzere arka arkaya üç gün, günde 30 mg/m2. Bilirubin seviyesi yüksek hastalarda, doksorubisin hidroklorür dozu: Serum bilirubin 1.2-3 mg/dl ise, önerilen dozun %50'si; serum bilirubin >3 mg/dl ise, önerilen dozun %20'si.

 

 

Endikasyonları:

Terapötik programın bir parçası olarak neoplozmanın çeşitli tiplerinin tedavisinde kullanılır. Gerek akut ve gerekse kronik lösemide yanıt alınmıştır. Lenfoma, yumuşak nesiç sarkoması, nöroblastoma, akciğer ve göğüs kanserleri bu ilacın uygulanmasından sonra gerilemiştir.

 

Kontrendikasyonları:

Ağızda ülserasyon veya kemik iliği depresyonu bulunduğu hallerde tekrarlanmamalıdır. Bazı hallerde ağızda ülserasyon olmadan önce başlangıçta bir yanma hissi olur ki, böyle bir durumda ilacın tekrarı önerilmez.

 

Uyarılar:

Tedavi sırasında rutin hematolojik kontroller yapılmalı ve tedavinin onuncu gününden sonra kemik iliği depresyonu olabileceği göz önünde tutulmalıdır. Kalp rahatsızlığı olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. İmmünosüpresif tedavi görenlerde, hastanın enfeksiyonlara karşı direnci azalacağından, tedavi süresince aseptik bir ortamda yaşamlarını sürdürmeleri gerekmektedir.

 

Yan Etkileri:

alopesi, ağızda ülserasyon, kemik iliği depresyonu meydana getirebilir. Bulantı, kusma, diyare gibi gastrointestinal bozukluklar görülebilir. Kalpte taşikardi, EKG'da T dalgasının düzlenmesi ve ST düşüklüğü gibi etkiler görülebilir. Hastaların %1'inde konjestif kalp yetersizliği görülmüştür. 550 mg/m2'lik kümülatif bir dozdan sonra kardiyotoksisite ihtimali artar.