TİENAM IV Flakon

MSD

Formüler > Enfeksiyonlar > Antibakteriyel İlaçlar > Sefalosporinler > İmipenem ve Silastatin

Etken Madde(ler):

İmipenem 500 mg, Silastatin 500 mg

Piyasa Şekilleri:

1 i.v. flakon

lidokain HCl içeren 2 ml'lik çözücü ampul ile kombine ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Günlük i.v doz hafif enfeksiyonlarda 3-4x250-500 mg ve orta şiddetli enfeksiyonlarda 3-4x500-1000 mg'dır. Maksimum günlük doz 4 g'dır. Renal yetmezliklerde uygulanan doz miktarı azaltılmalıdır. 40 kg'dan küçük çocuklarda 6 saat arayla 15 mg/kg hesabıyla uygulanmalıdır. Düşük dozlarda i.m. form tercih edilmelidir. Günlük i.m. doz 2x500-750 mg'dır. Her i.v. enfüzyon 20-30 dakika sürmelidir. Her 1000 mg'lık doz 40-60 dakikada infüze edilmelidir.

Endikasyonları:

Duyarlı mikroorganizmaların neden olduğu alt solunum yolu enfeksiyonları, üriner yol enfeksiyonları, intraabdominal enfeksiyonlar, jinekolojik enfeksiyonlar, bakteriyel septisemi, kemik ve eklem enfeksiyonları, deri ve deri oluşumlarının enfeksiyonları ve endokarditin tedavisinde endikedir. Ayrıca S. pneumoniae, grup A Beta-hemolitik streptokoklar (deri ve deri oluşumları) veya penisilinaz üretmeyen S. aureusun etken organizmalarından biri olarak rol oynadığı enfeksiyonlar dahil olmak üzere, polimikrobiyel enfeksiyonlarda endikedir. Diğer antibiyotiklere, örneğin sefalosporinler, penisilinler ve aminoglikozidlere karşı dirençli olan enfeksiyonların imipenem tedavisine cevap verdikleri gösterilmiştir. Bileşimdeki silastatin, imipenemin, dehidropeptidaz I enzimleri tarafından böbreklerde metabolize edilmesini inhibe ederek, idrarda yeteri antibakteriyel imipenem düzeyleri sağlamaktadır.

Kontrendikasyonları:

Bileşimdeki maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olduğu gösterilmiş hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:

Beta-laktam antibiyotiklerle tedavi edilmekte olan hastalarda ciddi ve bazen fatal olabilen aşırı duyarlılık (anafilaktik) reaksiyonları bildirilmiştir. Bu reaksiyonların, multipl allerjenlere karşı duyarlılık öyküsü olan hastalarda ortaya çıkma olasılığı daha fazladır. Penisiline karşı aşırı duyarlılığı olan ve diğer bir Beta-laktam ile tedavi sırasında aşırı duyarlılık olgusu ortaya çıkan hastalar bildirilmiştir. İmipenem tedavisine başlamadan önce hastanın daha önceden penisilinler, sefalosporinler, diğer Beta-laktamlar ve diğer allerjen maddelere karşı aşırı duyarlılık reaksiyonları geçirip geçirmediğini araştırmak amacıyla dikkatli bir soruşturma yapılmalıdır. İmipeneme karşı bir allerjik reaksiyon oluşması halinde ilaç kesilmelidir. Ciddi anafilaktik reaksiyonların adrenalin ile acil tedavisi şarttır. Endikasyona göre oksijen, i.v. steroidler uygulanmalı, hava yolunun açık tutulması sağlanmalı ve gerekirse entübasyon uygulanmalıdır. İmipenem dahil olmak üzere, hemen tüm antibiyotiklerin kullanımı sırasında psödomembranöz kolit olguları bildirilmiştir. Bu nedenle antibiyotik kullanımı sırasında diyare görülen hastalarda bu olasılığın dikkate alınması önemlidir. Bu tür kolit olguları, hafif şiddetten, yaşamı tehdit edici boyutlara kadar çeşitli ağrılık derecelerinde seyredebilir. Hafif psödomembranöz kolit olguları, sadece ilacın kesilmesiyle düzelebilmektedir. Daha ağır olgularda, sigmoidoskopi, uygun bakteriyolojik araştırmalar, sıvı, elektrolit ve protein takviyesi ve oral vankomisin gibi ilaç uygulaması şeklinde, endikasyona göre çeşitli önlemler gerekebilir. Hastanın izole edilmesi önerilebilir. Diğer kolit nedenleri de dikkate alınmalıdır. İmipenem uygulaması sırasında miyoklonik aktivite, konfüzyonel durumlar veya konvülziyonlar gibi, santral sinir sistemiyle ilgili istenmeyen etkiler bildirilmiştir. Bu olgulara, en fazla sıklıkla, santral sinir sistemi bozuklukları (örn. beyin lezyonları veya konvülziyon öyküsü) ile birlikte renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda rastlanmaktadır. Ancak nadir olarak saptanmış veya kaydedilmiş herhangi bir SSS bozukluğu olmayan olgular da bildirilmiştir. Özellikle konvülziyona predispozisyon yaratan faktörlerin söz konusu olduğu bilinen hastalarda, önerilen dozlarla uygulama yapılması gereklidir. Konvülsif bir hastalığı olduğu bilinen olgularda, antikonvülsif tedaviye devam edilmelidir. Fokal tremorlar, miyoklonikler ve konvülziyonların ortaya çıkması halinde, hastalara antikonvülsif tedavi uygulanmalıdır. SSS semptomlarının devam etmesi halinde, imipenem dozajı azaltılmalı veya ilaç kesilmelidir. İmipenemin uzun süreli uygulanması durumunda duyarlı olmayan organizmaların aşırı çoğalması görülebilir. Hastanın durumunun belli aralıklarla yeniden değerlendirilmesi yapılmalıdır; süperenfeksiyonun ortaya çıkması durumunda uygun önlemler alınmalıdır. İmipenem, Beta-laktam sınıfı antibiyotiklere özgü düşük toksisite özelliklerini taşımasına rağmen, uzun süreli tedavi sırasında, organ sistemlerinin fonksiyonlarının periyodik olarak değerlendirilmesi önerilir. Gebe kadınlarda yapılmış yeterli ve iyi kontrol edilmiş çalışmalar yoktur. Gebelik sırasında sadece potansiyel yararın riskten daha önemli olduğu düşünülen durumlarda kullanılmalıdır. anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Emziren annelerde uygulanması gerektiğinde emzirmeye ara verilmelidir. Pediyatrik yaş grubu çocuklarda güvenilirliği ve etkinliği henüz saptanmamıştır.

Yan Etkileri:

İmipenem tedavisine, muhtemelen veya kesinlikle bağlı olduğu bildirilen istenmeyen sistemik klinik reaksiyonlar arasında en sık rastlananlar bulantı, kusma, deri döküntüsü, ateş, hipotansiyon, konvülziyon, baş dönmesi, kaşıntı, ürtiker ve somnolans olmuştur.

İlaç Etkileşimleri:

İmipenem ve probenesidin birlikte uygulanmaları halinde, imipenemin plazma düzeyi ve plazma yarı ömründe çok az bir artış ortaya çıktığından, imipenem verilmesi sırasında probenesid verilmesi önerilmemektedir.