VELCADE IV Flakon

Johnson&Johnson

Etken Madde(ler):

Bortezomib 3.5 mg

Piyasa Şekilleri:

3.5 ml'lik 1 i.v. flakon içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Velcade monoterapi için önerilen doz iki hafta boyunca haftada iki kez (1., 4., 8., ve 11. günler) 1.3 mg/m2'dir, bunu 10 günlük bir dinlenme dönemi (12-21. günler) izler. Bu 3 haftalık dönem bir tedavi siklüsü olarak kabul edilir. Velcade'ın ardışık dozları arasında en az 72 saatlik bir aralık bulunmalıdır. İlaca tam olarak yanıt verdiği teyid edilen hastalara, teyid üzerine, ek olarak 2 Velcade siklusu daha uygulanması önerilmektedir. Ayrıca, tam remisyon gözlenmeyen, ilacın etkisinin görüldüğü hastalara da toplam 8 Velcade tedavi siklusu uygulanması önerilmektedir. Bazı hastalar, 8'den çok Velcade tedavi siklusu uygulanmasından sonra tedaviye verdikleri yanıtı korumuşlar ya da yanıtta bir artış görülmüştür. Verilere göre, 8 siklusdan fazla yapılan uygulama sırasındaki tolerabilite, ilk 6 aylık tedavi sırasındaki tolerabiliteyle benzer düzeydedir. Velcade, hastalara 52 haftadan fazla bir süreyle uygulanmıştır. Tedavi ya da yeniden başlatılan tedavi sırasında önerilen doz ayarlamaları: Velcade tedavisi, nöropati hariç, Grade 3 non-hematolojik ya da Grade 4 hematolojik toksisite görüldüğünde kesilmelidir. Toksisite belirtileri ortadan kalktığında Velcade tedavisine %25 azaltılmış dozla (1.3 mg/m2'den 1.0 mg/m2'ye azaltılır; 1.0 mg/m2'den 0.7 mg/m2'ye azaltılır) yeniden başlanabilir. Toksisite belirtileri giderilemediğinde, Velcade uygulamasının kesilmesi düşünülmelidir. Velcade ile bağlantılı nöropatik ağrı ve/veya periferik nöropati görülen hastalarda uygulama: Grade 1 ağrısız: Herhangi bir değişiklik yapılmaz. Grade 1 ağrılı ya da Grade 2: Doz 1 mg/m2'ye düşürülür. Grade 2 ağrılı ya da Grade 3 Toksisite: Semptomları giderilinceye kadar Velcade tedavisi kesilir. Toksisite giderilince Velcade tedavisine yeniden başlanır ve doz 0.7 mg/m2'ye azaltılır ve uygulama haftada bire düşürülür. Grade 4 Velcade uygulaması kesilir. Periferik ya da merkezi intravenöz kateter aracılığıyla 3-5 saniyelik bolus intravenöz enjeksiyonla uygulanır, bunun ardından 0.09 mg/ml (%0.9) sodyum klorür solüsyonu enjeksiyon sıvı desteği olarak verilir. Çocuklarda resmi olarak Velcade çalışması yapılmamıştır. Böbrek yetmezliği olan hastalarda resmi olarak incelenmemiştir. 1.3 mg/m2'lik önerilen doz, şiddetli böbrek yetmezliği olan (kreatinin klirensi >10 ml/dak ve =<30 ml/dak) sınırlı sayıdaki hastada uygulanmış ve tolere edilmiştir. Dört hasta ise 1 mg/m2'lik dozu tolere etmiştir. Velcade karaciğer yetmezliği olan hastalarda resmi olarak incelenmemiştir.

Endikasyonları:

Bortezomib, daha önce en az bir klasik kemoterapi protokolü (VAD veya melphalan/prednizolon gibi) uygulanmış ve yeterli doz ve sürede aldıktan sonra objektif kriterlerle hastalık progresyonu gözlenen multipl miyelom hastalarının tedavisi için endikedir. Durumu uygun olan hastalar yüksek doz tedavisi uygulamaları açısından değerlendirilmelidir. Daha önceden antrasiklin ve/veya alkilleyici ajan veya bu tedavilerin rituksimab ile kombinasyonlarını içeren tedavilerden en az birini uygun dozda ve uygun süre almış ve buna rağmen nüks eden veya tedaviye dirençli mantle hücreli lenfoma hastalarının tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:

Bortezomib'e, bor'a ya da herhangi bir yardımcı maddeye karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:

Tedavi boyunca trombosit sayımı dahil tam kan sayımı sıklıkla izlenmelidir. Tedavi sırasında gastrointestinal toksisite ortaya çıkabilir. Reaksiyonlar genellikle tedavinin ilk dönemlerinde ortaya çıkmakta (siklus 1 ve 2), bir çok siklus boyunca sürebilmektedir ve genellikle de hafif ya da orta şiddette görülmektedir. Tedavi kaynaklı gastrointestinal toksisite görülen hastalarda antiemetik ve antidiyareik ilaçların kullanımı yararlı olabilir. Hasta dehidrate ise sıvı ve elektrolit replasmanı uygulanmalıdır. Hematolojik toksisite görülebilmesine rağmen, belirgin bir miyelosupresyon sık gözlenen bir olay değildir. En sık görülen hematolojik toksisite genellikle tedavi siklusleri arasında iyileşen geçici trombositopenidir. En çok siklus 1 ve 2'de ortaya çıkmaktadır ancak şiddeti kemik iliği rezervine bağlı olarak tedavi boyunca sürebilmektedir. Hastalarda Grade 4 hematolojik toksisite görüldüğünde tedavinin geçici olarak kesilmesi önerilir. Toksisite giderildikten sonra tedaviye düşük dozda yeniden başlanabilir. Hematolojik toksisitenin tedavisinde trombosit transfüzyonları, kırmızı kan hücresi (RBC) transfüzyonları ve büyüme faktörleri kullanılabilir. Nadiren miks duyusal-motor nöropati olguları bildirilmiş olmasına rağmen, tedavi sırasında genellikle duyusal nitelikte olan periferik nöropati görülebilmektedir. Önceden periferik nöropati semptomları ve/veya bulguları gösteren hastalarda tedavi sırasında hastalık şiddetlenebilir. Yanma hissi, hiperestezi, hipoestezi, parestezi, huzursuzluk ya da nöropatik ağrı gibi semptomlar açısından hastaların izlenmesi önerilir. Periferik nöropatiye yeni yakalanan ya da mevcut periferik nöropatileri şiddetlenen hastalarda dozun ve uygulama şeklinin değiştirilmesi gerekebilir. Erken tanı ve bortezomib dozunda ve pozolojisinde yapılacak uygun bir değişiklik nöropatinin ilerlemesini önleyebilir. Ancak, nöropatide destekleyici tedavi ve diğer tedaviler kullanılmıştır. Çalışma 1 ve 2'de, tedaviden kaynaklanan nöropatili hastaların %14'ünde periferik nöropatinin geri dönüşebildiği gösterilmiştir. Ancak, periferik nöropatinin sonucuna ilişkin sadece kısıtlı sayıda izlem verisi mevcuttur. Tedaviden kaynaklanan nöropatili hastaların %70'inden fazlası önceden nörotoksik ilaç tedavisi görmüşlerdi ve bu hastaların %80'inden fazlasında da çalışma başlangıcında yapılan değerlendirmede periferik nöropati bulguları ya da semptomları gözlendi. Nöropatiyle ilişkili oldukları bilinen tıbbi müstahzarlar, özellikle de diğer kemoterapötik ilaçlar dikkatlice kullanılmalıdır. Tedavi sırasında ortostatik/postüral hipotansiyon görülebilir. Olguların çoğu hafif ya da orta şiddette olup tedavi boyunca ortaya çıkabilir. Ortostatik hipotansiyonlu hastaların küçük bir bölümünde senkop tarzı olaylar ortaya çıktı. Hipotansiyonla bağlantılı olduğu bilinen ilaçlarla tedavi gören ve anamnezlerinde senkop olgusu bulunan yada tekrarlayıcı diyare veya kusma sonucunda dehidrate olan hastaların tedavisinde dikkatli davranılmalıdır. Ortostatik/postüral hipotansiyonun tedavisinde antihipertansif ilaçların dozlarının ayarlanması, rehidrasyon ya da mineralokortikosteroidlerin uygulanması da yer almaktadır. Gebelik kategorisi D'dir. Gebelikte kullanımına ilişkin herhangi bir klinik veri bulunmamaktadır. anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Çoğu ilaç anne sütüne geçtiğinden ve emzirilen bebeklerdeki ciddi yan etki potansiyelinden dolayı, kadınlara bebeklerini emzirmemeleri tavsiye edilmelidir. Yorgunluk, baş dönmesi, senkop, ortostatik/postüral hipotansiyon, diplopi ya da bulanık görme oluşabilir. Bu nedenle hastalar araç ya da makine kullanırken dikkatli olmalıdır.

Yan Etkileri:

Relaps yapmış ve refrakter multipl miyelomlu hastalarda, mevcut hastalığa ve hastalığın gelişimine bağlı değişik semptomlardan ve bir önceki tedaviden ve birlikte diğer ilaçların kullanılmasından kaynaklanan yan etkilerden dolayı, yan etkilerle nedensellik bağlantısının değerlendirilmesini zorlaştıran çok sayıda karmaşık tıbbi sorun bulunabilmektedir. Hastaların %97'si yan etki reaksiyonu göstermiştir. Hastaların %17'sinde araştırma ilacının kesilmesine yol açan, ilaçla bağlantılı yan etkiler bildirilmiştir. Tek bir olgudan daha fazla sayıda saptanan ciddi yan etkiler: Sık (>%1-<%10): Yüksek ateş (%3), diyare (%4), kusma (%3), bulantı (%3), periferik nöropati (%2), dehidrasyon (%2), trombositopeni (%2). Seyrek (>0.1-<%1): Güçsüzlük (%1), titreme (%1) ve yorgunluk (%1), pnömoni (%1), konstipasyon (%1), senkop (%1), baş dönmesi (vertigo hariç) (%1), anoreksi (%1), ortostatik hipotansiyon (%1), dispne (%1).

İlaç Etkileşimleri:

Bortezomib ile bir ilaç-ilaç etkileşimi çalışması yapılmamıştır. In vitro çalışmalara göre, bortezomib, sitokrom P450 (CYP) isozimleri 1A2, 2C9, 2C19, 2D6 ve 3A4'ün zayıf bir inhibitörüdür. Yine çalışmalara göre, bortezomib CYP1A2 ve 3A4'ü indüklememektedir. İnhibisyon ve indüksiyon verilerine göre bortezomibin, birlikte kullanılan diğer ilaçlarla P450'ye bağlı bir ilaç-ilaç etkileşimine yol açması mümkün görülmemektedir. Güçlü CYP3A4 inhibitörleri olan ve bortezomib ile birlikte uygulanan ilaçların bortezomib farmakokinetiği üzerindeki etkisi şu anda bilinmemektedir. CYP3A4 aktivitesi ile etkileşimde bulunduğu bilinen ilaçlarla birlikte kullanırken dikkatli olunmalıdır.