SULCİD Süspansiyon

I.E.Ulugay

Etken Madde(ler):

Sultamisilin 250 mg/5 ml

Piyasa Şekilleri:

Pediyatrik: 40 ml
70 ml'lik şişe

 

Kullanım Şekli:

Vücut ağırlığı 30 kg'ın üstünde olan çocuklar ve yetişkinler için doz hastalığın şiddetine göre günde iki defa 1-3 ölçektir. Vücut ağırlığı 30 kg'ın altında olan çocuklar için doz iki doza bölünmüş olarak 50 mg/kg/gün'dür. İleri derecede renal yetmezliği olan kişilerde (kreatinin klirensi <30 ml/dak) doz aralıkları uzatılmalıdır. Süspansiyon ile tedaviye genellikle ateş düştükten ve diğer hastalık semptomları kaybolduktan sonra da 48 saat süre ile devam edilmelidir. Genel olarak tedavi süresi 5-14 gündür. Gerekirse bu süre uzatılabilir. Akut eklem romatizması veya akut glomerulonefriti önlemek için hemolitik streptokok nedeni bütün enfeksiyonlarda tedaviye en az 10 gün devam edilmelidir.

Endikasyonları:

Staphylococcus aureus ve epidermidis (penisiline dirençli ve bazı metisiline dirençli suşlar dahil), Streptococcus pneumoniae; Streptococcus faecalis ve diğer Streptokok türleri; Haemophilus influenzae ve parainfluenzae (hem beta-laktamaz pozitif hem de negatif suşlar); Moraxella catarrhalis; Bacteroides fragilis ve buna akraba türler dahil anaeroblar; Escherichia coli, Klebsiella türleri, Proteus türleri (hem indol pozitif hem indol negatif) Enterobacter türleri, Morganella morganii; Citrobacter türleri Neisseria meningitidis ve Neisseria gonorrhoeae gibi geniş bir sınıf gram-pozitif ve gram-negatif bakterilerin neden olduğu infeksiyonlarda endikedir. Sinuzit, otitis media, tonsilit dahil olmak üzere üst solunum yolu infeksiyonları; bakteriyel pnömoni, bronşit dahil olmak üzere alt solunum yolu infeksiyonları; üriner sistem infeksiyonları ve piyelonefrit; deri ve yumuşak doku infeksiyonları ve gonokok infeksiyonları tipik endikasyonlardır. Sulbaktam/ampisilin ile başlangıç tedavisinden sonra idame tedavisi gerektiren hastalarda da sultamisilin kullanılabilir.

Kontrendikasyonları:

Özgeçmişlerinde herhangi bir penisiline karşı allerjik reaksiyon bulunan kişilerde bu ilacın kullanılması kontrendikedir.

Uyarılar:

Sultamisilin dahil olmak üzere, penisilin tedavisi yapılan hastalarda ciddi, hatta bazan fatal aşırı duyarlılık (anaflaktik) reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar daha ziyade geçmişinde penisilin ve/veya multipl allerjenlere aşırı duyarlılığı olan kişilerde meydana gelirler. Anamnezinde penisilin duyarlılığı olan kişiler sefalosporinlerle tedavi edildiğinde şiddetli reaksiyonlar meydana geldiği bildirilmiştir. Bir penisilin tedavisinden önce, geçmişte penisilin, sefalosporin ve diğer allerjenlere duyarlılık reaksiyonları olup olmadığı dikkatle soruşturulmalıdır. Eğer allerjik bir reaksiyon meydana gelirse, ilaç kesilmeli ve uygun tedavi başlatılmalıdır. Ciddi, anaflaktik reaksiyonlar adrenalin ile hemen acil tedavi gerektirir. Oksijen, intravenöz steroidler ve entübasyon dahil havayollarına müdahale gerekli olduğu şekilde uygulanmalıdır.Her antibiyotik preparatında olduğu gibi, mantarlar dahil duyarlı olmayan organizmaların aşırı üreme belirtileri için devamlı gözlem gereklidir. Süperinfeksiyon olduğunda, ilaç kesilmeli ve/veya uygun tedavi uygulanmalıdır. Uzun süreli tedavilerde, renal, hepatik ve hematopoietik sistemler dahil olmak üzere organ sistem disfonksiyonu yönünden periyodik kontroller önerilir. Sulbaktam ve ampisilinin oral uygulamadan sonra başlıca itrah yolu idrar vasıtasıyladır. Yeni doğanlarda renal fonksiyon tam oluşmadığı için, sultamisilin kullanırken bu durum göz önünde tutulmalıdır. Hayvanlarda üreme çalışmaları, sultamisiline bağlı olarak hiçbir fertilite bozukluğu veya fetusa zarar belirtisi olmadığını göstermiştir. Sulbaktam plasentadan geçer. Bununla beraber, insanlarda hamilelik döneminde kullanım emniyeti henüz saptanmamıştır. Emziren annelere sultamisilin verildiğinde dikkat edilmelidir. anne sütünde düşük konsantrasyonlarda sulbaktam ve ampisilin bulunur. Özellikle yenidoğanlarda renal fonksiyon tamamen gelişmediğinden ve yenidoğan etkilenebileceğinden, bu durum göz önüne alınmalıdır.

Yan Etkileri:

Genellikle sultamisilin iyi tolere edilir. Gözlenen yan etkilerin çoğu, hafif ve orta şiddette olup, tedavi süresince normal olarak tolere edilirler. Tüm vücut: Allerjik reaksiyon, anafilaktik şok ve anafilaktoid reaksiyon. Merkezi ve Periferik Sinir Sistemi: Sersemlik. Gastrointestinal: En sık görülen yan etki diyare/yumuşak gaita'dır. Bulantı, kusma, epigastrik rahatsızlık, melena, karın ağrıları/krampları nadiren gözlenmiştir. Diğer ampisilin sınıfı antibiyotiklerle de olduğu gibi, enterokolit ve psödomembranöz kolit ender oluşabilir. Solunum: Nefes darlığı. Deri/Deri Yapıları: Anjioödem, dermatit ve ürtiker ile birlikte, deri döküntüsü ve kaşıntı seyrek olarak gözlenmiştir. Muhtelif: Sersemlik hali/sedasyon, yorgunluk/halsizlik ve baş ağrısı ender olarak gözlenmiştir. Enfeksiyöz mononükleoz viral kaynaklı olduğundan, tedavide ampisilin kullanılmamalıdır. Ampisilin alan mononükleozlu hastaların yüksek bir yüzdesinde deri döküntüsü görülür.Ampisilinin tek başına kullanımı ile görülen yan etkiler sultamisilin ile gözlenebilir. Ampisilin ve/veya sulbaktam/ampisilin kullanımı ile gözlenen yan etkiler: Nadir vakalarda konvülsiyon, kıllı dil, glosit, stomatit , anemi, hemolitik anemi, trombositopeni, trombositopenik purpura, eozinofili, lökopeni, nötropeni, agranülositoz, anormal trombosit agregasyonu, ALT (SGPT) VE AST (SGOT) transaminazlarında geçici yükselme, bilirubinemi, anormal hepatik fonksiyon ve sarılık, nadir vakalarda eksfoliatif dermatit, toksik epidermal nekroliz, eritema multiforme ve Stevens Johnson Sendromu, nadir vakalarda interstisyel nefrittir.

İlaç Etkileşimleri:

Ampisilin ve allopurinolün birlikte kullanımı, hastalarda deri döküntüsü insidansını, yalnız ampisilin alan hastalara göre, önemli derecede artırır. Penisilinler, pıhtılaşma testleri ve trombosit agregasyonu üzerine etki edebilirler. Bu etkiler antikoagülanlar ile artabilir. Bakteriostatik ilaçlar (kloramfenikol, eritromisin, sulfonamidler, tetrasiklinler) penisilinlerin bakterisid etkisi ile etkileşebilirler; birlikte tedaviden kaçınmak en iyisidir. Ampisilin kullanan kadınlarda, oral kontraseptiflerin etkinliğinin azalmasına dair vakalar bildirilmiştir ki bunlar beklenmeyen gebelikle sonuçlanmıştır. Aradaki ilişki zayıf olmasına rağmen, ampisilin kullanımı sırasında hastalara alternatif veya ilave bir kontraseptif yöntem seçeneği sağlanmalıdır. Penisilinlerle birlikte kullanım, metotreksat klirensinde azalma ve metotreksat toksisitesi ile sonuçlanmıştır.  Hastalar yakından izlenmelidir. Leukovorin dozunun artırılması veya daha uzun dönem boyunca uygulanması gerekebilir. Birlikte kullanıldığında, probenesid, ampisilin ve sulbaktamın renal tübüler sekresyonunu azaltır; bu etki serum konsantrasyonlarının artması ve uzaması, eliminasyon yarı ömrünün uzaması ve toksisite riskinde artış ile sonuçlanır. Benedict, Fehling reaktifleri ve Clinitest  kullanılarak yapılan idrar analizlerinde yalancı pozitif glikozüri gözlenebilir. Ampisilinin hamile kadınlara verilmesini takiben, total konjuge östriol, östriol-glukuronid, konjuge östron ve östradiol plazma konsantrasyonlarında geçici bir düşüş kaydedilmiştir. Bu etki aynı zamanda sulbaktam sodyum / ampisilin sodyum ile de meydana gelebilir.