1ilaç

AVANDAMET Film Tablet (Üretilmiyor)

 GlaxoSmithKline (GSK)

 

Formüler > Endokrin > Diyabette Kullanılan İlaçlar > Oral Antidiyabetikler > Biguanidler

 

Etken Madde(ler):

Rosiglitazon maleat 2 mg, Metformin HCI 500 mg

 

Piyasa Şekilleri: (Üretilmiyor)

56 film tablet içeren blister ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Avandamet dozunun seçimi, hastanın kullanmakta olduğu rosiglitazon ve/veya metformin dozlarına göre belirlenmelidir. Tip 2 diyabet hastalarında ilk farmakolojik tedavi olarak Avandamet'in güvenliği ve etkinliği henüz belirlenmemiştir. Avandamet kullanmakta olan diyabet hastalarında dozaj, önerilen maksimum günlük doz olan 8 mg/2000 mg aşılmamak kaydıyla etkinlik ve tolere edilebilirlik esasına dayanarak bireyselleştirilmelidir. Avandamet, kademeli bir doz artışı ile, yemeklerle birlikte bölünmüş dozlar halinde verilmelidir. Böylelikle gastrointestinal yan etkiler (çoğunlukla metforminin neden olduğu) azalır ve hasta için etkili minimum dozun belirlenmesi mümkün olur. Avandamet tedavisine verilen terapötik yanıtı belirlemek için açlık plazma glikozu (FPG) kullanılmalıdır. Metformin dozu artırıldıktan sonra, hastalar 1-2 hafta sonra yeterli derecede kontrol edilmediyse, doz titrasyonu önerilir. Rosiglitazon dozu artırıldıktan sonra, hastalar 8-12 hafta sonra yeterli derecede kontrol edilmediyse, doz titrasyonu önerilir. Metformin monoterapisinde yeterli seviyede kontrol edilmeyen hastalarda: Avandamet'in normal başlangıç dozu, alınmakta olan metformin dozuna ilaveten 4 mg rosiglitazondur (toplam günlük doz). Rosiglitazon monoterapisinde yeterli seviyede kontrol edilmeyen hastalarda: Avandamet'in normal başlangıç dozu, alınmakta olan rosiglitazon dozuna ilaveten 1000 mg metformindir (toplam günlük doz). Ayrı tabletler halindeki rosiglitazon artı metformin kombinasyon tedavisinden geçiş: Avandamet'in normal başlangıç dozu alınmakta olan rosiglitazon ve metformin dozudur. İlave glisemik kontrol gerektiği takdirde: Avandamet'in günlük dozu, önerilen maksimum toplam günlük doz olan 8 mg/2000 mg'a ulaşana dek 4 mg rosiglitazon ve/veya metformin 500 mg'lık kademeler şeklinde artırılabilir. Çocuklarda kullanımı tavsiye edilmez. Başlangıç ve idame dozu, ileri yaştaki hastalarda renal fonksiyonlarda azalmaya yol açma potansiyeli nedeniyle, söz konusu popülasyonda düşük tutulmalıdır. Hasta aktif karaciğer hastalığı veya yüksek serum transaminaz enzimleri ile ilgili klinik kanıtlar sergilediği takdirde Avandamet tedavisine başlanmamalıdır.

 

 

Endikasyonları:

Daha önceden rosiglitazon ve metformin kombinasyonu ile tedavi gören veya tek başına metformin ile yeterli derecede kontrol altına alınamamış tip 2 diyabet hastalarında glisemik kontrolü iyileştirmek amacıyla diyete ve egzersize yardımcı olarak endikedir. Tip 2 diyabetin tedavisinde diyet kontrolü de bulunmalıdır. Kalori kısıtlaması, kilo kaybı ve egzersiz, insüline duyarlılığın gelişmesinde yardımcı oldukları için diyabet hastalarının uygun şekilde tedavisinde esastırlar. Tip 2 diyabet hastalarında oral antidiyabetik kullanımına veya doz artırımına başlamadan önce, zayıf glisemik kontrolün ikincil nedenleri, örneğin enfeksiyon, araştırılmalı ve tedavi edilmelidir. Tip 2 diyabet hastalarında, kalori kısıtlaması, kilo kaybı ve egzersiz uygulamasından sonra ilk farmakolojik tedavi olarak güvenliği ve etkinliği henüz belirlenmemiştir.

 

Kontrendikasyonları:

Rosiglitazon, metformin veya bunların yardımcı maddelerine karşı aşırı duyarlılık geçmişi; komada ya da komada olmayan diyabetik ketoasidozu içeren akut veya kronik metabolik ketoasidoz (diyabetik ketoasidoz insülin ile tedavi edilmelidir); kardiyovasküler kollaps, miyokard enfarktüsü ya da septisemi gibi nedenlerle de ortaya çıkabilen böbrek hastalığı ya da böbrek yetmezliği (örneğin, serum kreatinin seviyeleri erkeklerde >1.5 mg/dl, kadınlarda >1.4 mg/dl ya da anormal kreatinin klirens) ve farmakolojik tedavi gerektiren konjestif kalp yetmezliğinde kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Etki mekanizması nedeniyle, rosiglitazon sadece insülin varlığında etkindir. Bu yüzden, tip 1 diyabet hastalarında kullanılmamalıdır. Rosiglitazon maleat tedavisi, menopoz öncesi anovülasyon sorunu olan kadınlarda ovülasyonla sonuçlanabilir. İnsülin duyarlılığının artması sonucunda, bu hastaların rosiglitazon/metformin alırken gebe kalma riskleri artabilir. Bu yüzden, menopoz öncesi kadınlarda yeterli derecede kontraseptif önlemlerin alınması önerilir. Beklenmeyen bir menstrual bozukluk meydana geldiği takdirde, tedaviye devam edilmesinin getireceği yararlar gözden geçirilmelidir. Bütün kontrol edilmiş klinik çalışmalarda rosiglitazonun monoterapi ve diğer hipoglisemik faktörlerle kombinasyon tedavisinde hemoglobin ve hematokrit düşüşü gözlenmiştir. Rosiglitazon tedavisi gören hastaların akyuvar sayısı da bir miktar azalmıştır. Gözlenen değişiklikler, rosiglitazon tedavisi sırasında gözlenen plazma hacim artışıyla ilişkili ve doza bağlı olabilir. Ödemli hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Rosiglitazon dahil olmak üzere tiazolidindionlar, konjestif kalp yetmezliğine neden olabilecek ya da bunu şiddetlendirebilecek sıvı retansiyonuna neden olabilirler. Sıvı retansiyonu ani ve aşırı kilo alımında nadiren ortaya çıkar. Tip 2 diyabet hastalarıyla gerçekleştirilen kontrollü klinik deneylerde, rosiglitazon maleat tedavisi gören hastalarda hafif ile orta dereceli ödem görülmüştür ve dozla ilgili olabilir. Ödemi devam eden hastalar insülin ve rosiglitazon ile kombine tedaviye başlamışlarsa ödeme bağlı yan etki ihtimalleri daha yüksektir. Preklinik araştırmalarda rosiglitazon dahil olmak üzere tiazolidindionlar plazma hacim genişlemesine ve preload sebepli kardiyak hipertrofiye neden olmuştur. Ağır kalp yetmezliği olan hastalar rosiglitazonun klinik deneyleri süresince araştırılmamışlardır. Rosiglitazon, bu hastalarda potansiyel faydanın potansiyel riski telafi edeceğine inanılmadığı sürece endike değildir. Tek başına veya diğer hipoglisemik ajanlarla birlikte alınan rosiglitazon maleat ile doza bağlı kilo artışı görülmüştür. Hastaların periyodik karaciğer enzimi gözlemine tabi tutulmaları tavsiye edilmektedir. Karaciğer enzimleri bütün hastalarda tedaviye başlamadan önce kontrol edilmelidir. Tedavi başlangıçta karaciğer enzimi seviyesinde artış görülen hastalarda başlatılmamalıdır (ALT>2.5X normalin üst sınırı). Başlangıç karaciğer enzimleri biraz yüksek olan veya tedavi sırasında yükselen hastalar, karaciğer enzimlerinin yükselme sebeplerini belirleme amacıyla tetkik edilmelidirler. Tedavi gören hastaların ALT seviyeleri normalin üst sınırının >3X seviyesine çıkarsa, karaciğer enzimleri en kısa zamanda tekrar kontrol edilmelidir. Eğer ALT seviyeleri normalin üst sınırının >3X seviyesinde kalırsa, tedavi kesilmelidir. Karaciğer bozuklukları, hepatik bozukluk veya troglitazon alınırken sarılığa yakalanan hastalarda güvenliğiyle ilgili klinik çalışma verileri bulunmamaktadır. Troglitazon alırken sarılığa yakalanan hastalarda kullanılmamalıdır. Hasta açıklanamayan bulantı, kusma, abdominal ağrı, halsizlik, anoreksi ve/veya koyu idrar dahil olmak üzere hepatik bozukluk semptomları gösteriyorsa karaciğer enzimleri kontrol edilmelidir. Hepatik hastalık veya laktik asidoza yatkın şiddette hepatik bozukluğun varlığı doğrulanıyorsa, tedavi kesilmelidir. Laktik asidoz metformin birikimi nedeniyle meydana gelebilen ender fakat ciddi bir metabolik komplikasyondur. Metformin alan hastalarda bildirilen laktik asidoz vakaları öncelikle ciddi böbrek yetmezliğine sahip diyabetik hastalarda meydana gelmiştir. Metformin tedavisi öncesinde laktik asidozun ilgili risk faktörleri, örneğin, diyabet kontrolünde yetersizlik, ketozis, uzun süreli diyet, aşırı alkol alımı, karaciğer yetmezliği veya doku hipoksisi ile ilgili herhangi bir durum değerlendirilmelidir. Laktik asidozdan şüphelenildiği takdirde, tedavi kesilmelidir ve hasta derhal hastaneye yatırılmalıdır. Rosiglitazonla tedavi edilen şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalar hakkında sınırlı miktarda veri mevcuttur. Metformin böbrek yoluyla atıldığı için, tedaviye başlamadan önce ve başladıktan sonra düzenli olarak serum kreatinin seviyeleri gözlenmelidir. Serum kreatinin seviyeleri >135 mmol/l (erkeklerde) veya >110 mmol/l (kadınlarda) olan hastalarda kullanılmamalıdır. Böbrek yetmezliği olma ihtimali yüksek hastalarda, örneğin yaşlılarda, veya böbrek fonksiyonlarında azalma olabileceği durumlarda, örneğin dehidrasyon, şiddetli enfeksiyon veya şok, özel tedbirler alınmalıdır. Radyolojik çalışmalarda iyotlu kontrast maddelerin intravasküler yoldan uygulanması böbrek yetmezliğine yol açabilir. Bu yüzden, metformin bileşeni nedeniyle, testten önce veya test sırasında ilaç kesilmeli ve böbrek fonksiyonları normale dönene dek de yeniden başlanmamalıdır. Metformin hidroklorür, genel anestezili elektif cerrahiden 48 saat önce kesilmeli ve sonrasında en az 48 saatten önce de devam edilmemelidir. Gebelik kategorisi C'dir. Gebelik sırasında kan glikozu seviyelerinin anormal olması, konjenital anomalilerin daha yüksek sıklıkta görülmesinin yanı sıra morbidite ve mortalite oranını da artırdığından, uzmanların çoğu gebelik sırasında insülin monoterapisinin kullanılarak kan glikoz seviyelerinin mümkün olduğu kadar normale yakın tutulmasını tavsiye etmektedir. Rosiglitazonun ve/veya metforminin anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle emziren annelere verilmemelidir.

 

Yan Etkileri:

Rosiglitazon ve maksimum metformin kombinasyonu ile tedavi edilen hastalarda hipoglisemi vakaları, rosiglitazon veya metformin monoterapileri ile tedavi edilen hastalara oranla daha sık görülmüştür (%3). Ödem, rosiglitazonu maksimum dozlarda metformin ile kombinasyon halinde alanlarda %4.4 kadardır. Genel olarak, rosiglitazon maleat metformin ile kombinasyon halinde alındığında bildirilen advers deneyimlerin tipleri rosiglitazon maleat monoterapisinde bildirilenler ile aynıdır. Anemi bildirimleri (%7.1), rosiglitazon maleat monoterapisi ile karşılaştırıldığında rosiglitazon maleat ve metformin kombinasyonu alanlarda daha yüksektir. Rosiglitazon maleat ile elde edilen pazarlama sonrası deneyimlerde, hacim artışına bağlı olan advers olaylar (örneğin, konjestif kalp yetmezliği, pulmoner ödem ve plevral efüzyonlar) bildirilmiştir. Klinik deneylerde, rosiglitazon maleat insülinle kombinasyon halinde kullanıldığında, sadece insülin kullanımına oranla kalp yetmezliğinin meydana gelme sıklığının daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Tek başına ve diğer hipoglisemik ajanlarla birlikte alınan rosiglitazon maleat ile doza bağlı kilo artışı görülmüştür. Metformin hidroklorür: Bulantı, kusma, ishal, abdominal ağrı ve iştah kaybı gibi gastrointestinal semptomlar oldukça yaygındır. Metal tadı oldukça yaygındır. Aşırı duyarlı bazı bireylerde çok ender olmak üzere hafif eritem bildirilmiştir. Laktik asidoz çok nadirdir. Rosiglitazon maleatla tedavi edilmiş hastalarda ortalama hemoglobin ve hematokritte doza bağlı azalmalar meydana gelmiştir. Tedavi öncesindeki hemoglobin ve hematokrit seviyeleri, metformin kombinasyon çalışmalarında daha düşüktür ve bu da anemi vakalarının artışına katkıda bulunmuş olabilir. Rosiglitazon maleat ile tedavi edilmiş hastalarda akyuvar sayısında da hafif bir düşüş meydana gelmiştir. Rosiglitazon maleat ile tedavi sonrası serum lipidlerinde değişiklikler gözlenmiştir. Rosiglitazon ile yapılan klinik çalışmalarda ilaca bağlı hepatotoksisite veya ALT seviyelerinde yükselme hakkında herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. Onay öncesi klinik deneylerde, karaciğer yetmezliğine yol açan herhangi bir idiyosinkratik ilaç reaksiyonu vakası gerçekleşmemiştir. Rosiglitazon maleat ile pazarlama sonrası edinilen deneyimlerinde normalin üst limitinin üç veya daha fazla katında karaciğer enzimi yükselmeleri ve hepatit bildirilmiştir.

 

İlaç Etkileşimleri:

İn vitro veriler rosiglitazonun daha çok CYP2C8, daha düşük bir derecede ise 2C9 tarafından metabolize edildiğini göstermektedir. Furosemid, metforminin renal klirensinde önemli bir değişiklik meydana getirmeden metformin plazma ve kan Cmaks'ını %22, kan AUC'sini ise %15 oranında yükseltmiştir. Metformin ile birlikte uygulandığında, furosemidin Cmaks'ı ve AUC'si tek başına uygulamadakinden sırasıyla %31 ve %12 oranında daha düşük meydana gelmiş ve terminal yarı ömrü %32 oranında azalmıştır. Tek dozluk bir metformin-nifedipin ilaç etkileşimi çalışması nifedipinin birlikte uygulanmasının plazma metformin Cmaks'ını ve AUC'sini sırasıyla %20 ve %9 oranında artırırken idrarla atılan miktarda da artışa neden olduğunu göstermiştir. Nifedipinin metforminin absorbsiyonunu iyileştirdiği gözlenmektedir. Metforminin nifedipin üzerindeki etkisi minimal düzeydedir. Renal tübüler atılma yoluyla elimine edilen katyonik ilaçlar (örneğin, amilorid, digoksin, prokainamid, kinidin, kinin, ranitidin, triamteren, trimetoprim ve vankomisin), ortak renal tübüler taşıma sistemleri için rakip durumunda oldukları için teorik olarak etkileşime girme potansiyeline sahiptirler. Metformin ve oral simetidin arasında böylesi bir etkileşim normal sağlıklı gönüllüler üzerinde yürütülmüş olan hem tekli hem de çoklu dozlu metformin-simetidin ilaç etkileşimi çalışmalarında gözlenmiş olup pik metformin plazma ve bütün kan konsantrasyonlarında %60'lık, plazma ve bütün kan metformin AUC'sinde %40'lık bir artış meydana gelmiştir. Tek dozlu çalışmada eliminasyon yarı ömründe herhangi bir değişiklik gözlenmemiştir. Proksimal renal tübüler atılım sistemi yolundan atılan katyonik ilaçlar hastaların yakından takip edilmesi ve/veya etkileşime giren ilaçta doz ayarlamasına gidilmesi tavsiye edilir. Metformin bileşeni nedeniyle akut alkol zehirlenmesinde laktik asidoz riski artmaktadır. Belirli bazı ilaçlar hiperglisemiye yol açma eğilimi göstermekte olup glisemik kontrolün kaybına yol açabilirler. Bu ilaçlar arasında tiyazid ve diğer diüretikler, kortikosteroidler, fenotiazinler, tiroid ürünleri, östrojenler, oral kontraseptifler, fenitoin, nikotinik asit, sempatomimetikler, kalsiyum kanalını bloke eden ajanlar ve izoniazid yer almaktadır. Söz konusu ilaçlar verildiğinde, yeterli seviyede glisemik kontrolünü korumak için hasta yakından izlenmelidir.