1ilaç

PROGRAF Kapsül

Eczacıbaşı

 

 

Etken Madde(ler):

Takrolimus

 

Piyasa Şekilleri:

5 mg: 50 kapsül içeren 5 adet 10 kapsül'lük PVC/PVDC alüminyum blisterde, 1 mg: 50 kapsül içeren 5 adet 10 kapsül'lük PVC/PVDC alüminyum blisterde 1 adet alüminyum folyo içeren ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Uygulamaya oral yoldan, gerekirse intranazal gastrik tüp yolu ile başlanır. Günlük doz ikiye bölünerek uygulanır. Emilimin maksimum olabilmesi için, kapsüller aç karna (yemekten en az bir saat önce veya yemekten 2-3 saat sonra) alınmalıdır. Kapsüller ilaç alınacağı zaman blister ambalajından çıkarılmalı, çıkarıldıktan sonra 12 saat içerisinde kullanılmalıdır. Klinik çalışmalara göre, hastaların çoğunluğu 20 ng/ml’nin altındaki takrolimus kan konsantrasyonları ile tedavi edilebilmektedir. Klinik uygulamada, transplantasyon sonrası erken dönemde 12 saatlik kan düzeyleri genellikle 5-20 ng/ml arasındadır. Normal olarak, graft atılımını baskılamak için kapsüller sürekli olarak kullanılmalıdır. Tedavi için bir süre belirlenemez. Oral takrolimus tedavisi başlangıç dozu, karaciğer transplantasyonlarında günde kg başına 0.10-0.20 mg ve böbrek transplantasyonlarında günde kg başına 0.15-0.30 mg’dır. Karaciğer transplantasyonu uygulandıktan sonra altı saat ve böbrek transplantasyonu uygulandıktan sonra 24 saat sonra uygulama derhal başlatılmalıdır. Hastanın klinik durumu oral uygulamaya uygun değil ise, sürekli 24 saatlik infüzyon şeklinde intravenöz takrolimus tedavisine başlanmalıdır. Genellikle, pediyatrik hastalarda erişkinlerle aynı kan düzeylerini elde edebilmek için 1-2 katı dozların uygulanması gerekir. Karaciğer ve böbrek transplantasyonunda başlangıç dozu, günde ikiye bölünmüş olarak kg başına 0.3 mg’dır. Normalde diğer immünsupresif tedavilerle birlikte uygulanabilir. Siklosporin ile birlikte uygulanmamalıdır. Siklosporin tedavisinin sonlandırılmasından 12-24 saat sonra Prograf tedavisine başlanır. Siklosporinin klirensi etkilenmiş olabileceği için siklosporin konsantrasyonunun izlenmesi sürdürülmelidir. Nefrotoksisite olasılığı nedeniyle, karaciğer ya da böbrek yetmezliği olan hastalarda önerilen intravenöz ve oral doz sınırları arasında düşük dozlar kullanılmalıdır. Ameliyat sonrası oligüri görülen hastalarda tedaviye başlamak için 48 saat ya da daha uzun bir süre beklenebilir. Prograf diyaliz ile kandan temizlenmez.

 

 

Endikasyonları:

Allojenik karaciğer ve böbrek nakli uygulanan hastalar ile konvansiyonel immünsüpresif tedavilere dirençli olan karaciğer ve böbrek nakli uygulanan hastalarda organ reddinin önlenmesinde primer immünsüpresyonunda endikedir.

 

Kontrendikasyonları:

Takrolimusa, diğer makrolit immünsüpresiflere ya da bileşiminde bulunan diğer maddelere aşırı duyarlı olduğu bilinen hastalarda kullanılmamalıdır. Gebelerde kullanımı kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Kan basıncı, EKG, hastanın görme durumu, kan şekeri, potasyum ve diğer elektrolit konsantrasyonları, kreatinin, BUN, tam kan, pıhtılaşma parametreleri ve karaciğer fonksiyon testleri her hastada düzenli olarak izlenmelidir. Bu ölçümlerde klinik olarak anlamlı değişiklikler gözlenirse, takrolimus dozu gözden geçirilmelidir. Sık aralıklarla böbrek fonksiyon testleri uygulanmalıdır. Özellikle transplantasyon sonrası ilk günlerde idrar çıkışının takip edilmesi gerekir. Takrolimus tedavisi uygulanan kişilerde farklı nörolojik bozukluklar ve merkezi sinir sistemi bozuklukları bildirilmiştir. Takrolimus kullanımı ile, özellikle sabit kan konsantrasyonları önerilenden daha yüksek olan çocuklarda ventriküler hipertrofi, septal hipertrofi ve kardiyomiyopati bildirilmiştir. Bunlar ilacın dozunun azaltılması veya ilaç kullanımının kesilmesi ile geri dönüşümlü olan bozukluklardır. Önceden mevcut kalp hastalığı, kortikosteroid kullanımı, hipertansiyon, karaciğer veya böbrek yetmezliği, enfeksiyonlar, sıvı yüklenmesi ve ödem bu tabloya yol açan etkenlerdir. Diğer güçlü immünsüpresif bileşiklerde olduğu gibi, hastalarda Ebstein-Barr Virüsü (EBV) ile ilişkili lenfoproliferatif bozukluklar gelişebildiği bildirilmiştir. Takrolimus  tedavisine geçilen hastalarda beraberinde antilenfosit tedavi uygulanmamalıdır. Malignite gelişme riski nedeniyle, güneş altında uzun süreler geçiren veya başka bir şekilde ultraviyole ışınlarına maruz kalan hastalar koruyucu bir güneş kremi kullanmalıdır. Siklosporin ile birlikte uygulanmamalıdır. Bazı bulgular, böbrek ve karaciğer yetmezliği olan hastalarda daha düşük dozların kullanılmasının gerektiğini göstermektedir.

 

Yan Etkileri:

Kardiyovasküler sistem (hipertansiyon), sinir sistemi (tremor), kreatinin ve BUN artması, kabızlık, hiperkalemi, malignite, otoimmün hastalıklar, alerjik reaksiyonlar ve enfeksiyonlardır.

 

İlaç Etkileşimleri:

Takrolimusun tam kan/plazma konsantrasyonunu; klotrimazol, flukonazol ve ketokonazol gibi imidazol grubu antimikotik ilaçlar, klaritromisin ve eritromisin gibi makrolit antibiyotikler, danazol, metilprednizolon ve omeprazol’ün artırdığı, rifampisinin ise azalttığı bildirilmiştir. Amfoterasin B veya ibuprofen ile kombine kullanım durumlarında nefrotoksisitenin arttığı gözlenmiştir. Takrolimus ile birlikte uygulandığında siklosporinin yarı ömrü uzar ve ayrıca sinerjistik nefrotoksik etkiler oluşabilir. Bu nedenlerle, siklosporin ve takrolimusun birlikte kullanımı önerilmez. Takrolimus temel olarak karaciğerde CYP3A enzim sistemi ile metabolize olduğundan, bu enzimleri inhibe ettiği bilinen bromokriptin, kortizon, dapson, ergotamin, etinilestradiol, gestoden, itrakonazol, josamisin, lidokain, mefenitoin, mikonazol, midazolam, nikardipin, nifedipin, nilvadipin, noretindron, kinidin, tamoksifen, (triasetil) oleandomisin ve verapamil gibi maddeler takrolimusun metabolizmasını azaltabilir ve takrolimusun tam kan ve plazma konsantrasyonunun yükselmesine neden olabilir. Bu enzim sistemini uyardığı bilinen fenobarbital, fenitoin, rifampisin, karbamazepin, metamizol ve izoniyazid gibi ilaçlar takrolimusun metabolizmasını hızlandırarak tam kan ve plazma konsantrasyonunun düşmesine neden olabilir. Bu tür ilaçlarla birlikte kullanılması durumunda takrolimusun kan konsantrasyonu izlenmeli ve gerekli doz ayarlamaları yapılmalıdır. Greyfrut suyu CYP3A sistemini etkilediğinden içilmemelidir. Takrolimus kortizon ve testosteron metabolizmalarını in vivo olarak inhibe eder ve steroid yapıdaki cinsiyet hormonlarının metabolizması ile etkileştiğinden oral kontraseptiflerin etkinliğini azaltabilir. Plazma proteinlerine yüksek oranda bağlandığından, plazma proteinlerine afinitesi yüksek olan oral antikoagülan ve oral antidiyabetik gibi ilaçlarla etkileşebilir. Takrolimus tedavisi sırasında, aşılamanın etkisi azalabilir. Canlı attenüe aşılardan sakınılmalıdır. Nefrotoksik ve nörotoksik olabildikleri bilinen aminoglikozidler, amfoterasin B, giraz inhibitörleri, vankomisin, ko-trimoksazol, nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar, gansiklovir veya asiklovir gibi ilaçlarla birlikte kullanıldığında toksik etkiler artabilir. Takrolimus tedavisi sırasında hiperkalemi gözlenebildiğinden ve daha önceden bulunan hiperkalemi artabildiğinden; amilorid, triamteren ve spironolakton gibi potasyum tutucu diüretiklerin kullanımından ve fazla miktarda potasyum alımından kaçınılmalıdır. Orta derecede yağlı bir yemekle birlikte alındığında oral biyoyararlanımı ve emilimi belirgin olarak azalır. Bu nedenle, aç karnına veya yemeklerden en azından 1 saat önce veya 2-3 saat sonra kullanılmalıdır.