1ilaç

CARBOPLATIN Flakon

Eczacıbaşı

 

 

Etken Madde(ler):

Karboplatin

 

Piyasa Şekilleri:

150 mg/15 ml: 15 ml'lik 1 flakon, 450 mg/45 ml: 45 ml'lik 1 flakon içeren ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Alüminyum içeren iğneler ve intravenöz setler karboplatin ile reaksiyona girerek tortu oluşmasına ve potens kaybına neden olacağından, ilacın hazırlanmasında veya uygulanmasında kullanılmamalıdır. Normal doz, yavaş i.v. infüzyon (15-60 dakika) şeklinde uygulanmak üzere 400 mg/m2'dir. Bu doz, 4 haftalık bir süre geçmeden ve/veya nötrofil sayısı en az 2.000/mm3 ve trombosit sayısı en az 100.000/mm3 olmadan tekrarlanmamalıdır. Daha önce miyelosupresif tedavi görmüş ve performans durumu düşük (ECOG-Zubrod 2-4 veya Karnofsky 80) hastalarda başlangıç dozunun %20-25 azaltılması önerilir. Tedavi sürecinde dozun ayarlanabilmesi için, tedavinin başlangıç aşamasında haftalık kan sayımlarıyla miyelosupresyonun izlenmesi önerilir. Kreatinin klirensi 60 ml/dk olan hastalarda kemik iliği supresyonu riski artar. Hematolojik parametreler ve böbrek işlevleri sık sık ölçülerek, hastanın toleransına göre, doz ayarlaması yapılmalıdır. Kombinasyon tedavisi: Uygulanan tedavi protokolü ve takvimine göre doz ayarlaması gerekir. Kullanılmadan önce, %5 dekstroz ya da %0.9 NaCl solüsyonunda seyreltilebilir.

 

 

Endikasyonları:

Epitelyal kaynaklı ilerlemiş over kanserlerinde; -birinci sıra terapi, -ikinci sıra terapi; diğer tedaviler yetersizse. Akciğer kanserlerinde.

 

Kontrendikasyonları:

Karboplatin, platin içeren bileşiklere allerjisi olanlarda kontrendikedir. Ağır miyelosupresyonu olan ve ağır böbrek fonksiyon bozukluğu olan (kreatinin klirensi <20 ml/dak) hastalarda kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Kemik iliği supresyonu (lökopeni, trombositopeni) doza bağlıdır ve böbrek fonksiyonuyla ilgilidir. Periferik kan sayımı tedavi sırasında ve tedaviden sonra sık sık kontrol edilmeli ve böbrek fonksiyonu izlenmelidir. Diğer miyelosüpresan ilaçlarla birlikte tedavide, kemik metastazına ve daha önceki tedavilere bağlı olarak kemik iliği yetersiz olan hastalarda, böbrek fonksiyonu bozulmuş olan hastalarda (<60 ml/dak), performansı iyi olmayan ve yaşlı hastalarda genellikle dozun azaltılması gerekir. Karboplatinin nefrotoksisite ve ototoksisite potansiyeli düşüktür. Ancak, aminoglikozidlerle ve diğer nefrotoksik ve ototoksik ajanlarla birlikte kullanımı böbrek ve işitme ile ilgili toksisite riskini arttırabilir. Karboplatin tedavisi sırasındaki bulantı uygun antiemetiklerle giderilebilir. Diğer bir seçenek ise yavaş bir tedavi şemasının uygulanmasıdır, bu şekilde bulantı azaltılabilir. Nörotoksisiteye yaşlı hastalarda ve sisplatin ile evvelce tedavi görenlerde daha fazla rastlanır. Diğer platin koordinasyon bileşikleriyle olduğu gibi, karboplatin ile allerjik reaksiyonlar bildirilmiştir. Bunlar uygulama anında ortaya çıkabilir ve destekleyici tedavi ile kontrol edilebilirler. Örneğin adrenalin, kortikosteroidler ve antihistaminikler uygulanabilir. Gebelikte ve laktasyon sırasında karboplatinin güvenle kullanımı kanıtlanmamıştır. Karboplatinin embriyotoksik ve teratojenik etkileri hayvanlarda saptanmıştır. Karboplatinin in vitro ve in vivo olarak mutajenik potansiyeli kanıtlanmıştır. Dolayısıyla, mümkün olduğu takdirde karboplatinin gebelikte kullanımından kaçınılmalıdır. İnsan sütüyle salgılanıp salgılanmadığı bilinmemektedir. Karboplatin tedavisi sırasında laktasyona ara verilmesi tavsiye edilir.

 

Yan Etkileri:

Kemik İliği: Karboplatin dozunun kısıtlanmasına neden olan başlıca toksisite miyelosupresyondur. Trombositopeni (trombositler <50.000/mm3) hastaların çoğunda görülmüştür. Genellikle 3. haftada başlar ve 4-5 haftada tam iyileşme görülür. Lökopeni daha seyrek olarak ortaya çıkmıştır (<2.000/mm3), genellikle 3. haftada görülür ve 5. haftada yavaş bir iyileşme meydana gelir. Anemi (hemoglobin <2 mg/dl) sık görülür ancak çok ağır nitelikli değildir. Performansı zayıf olan hastalarda, yeterli kemik iliği rezervi olmayanlarda, böbrek fonksiyonu bozuk hastalarda kemik iliği depresyonu daha şiddetli ortaya çıkar. Gastrointestinal Sistem: Hafif ve orta şiddette bulantı ve kusma sık görülür. Hastaların yaklaşık %20'sinde daha şiddetli ortaya çıkar. Tedaviden sonra 24 saat içinde bulantı ve kusma genellikle geçer. Nörotoksisite: Hastaların %5'inde en çok hafif parestezi olmak üzere periferik nöropatiler gözlenmiştir. Daha önce sisplatin ile tedavi edilmiş hastalarda bunun sıklığı ve şiddeti artabilir. Genellikle hastaların %1'inde ototoksisitenin klinik belirtileri, çoğunlukla kulak çınlaması olur. Nefrotoksisite: Karboplatin ile anormal böbrek fonksiyon testleri sık gelişmez; dolayısıyla, hidratasyon ya da zorlu diürez gerekli değildir. Karboplatin tedavisi serum elektrolitlerinin (sodyum, potasyum, magnezyum ve kalsiyum) azalmasına neden olabilir. Bu elektrolit anormallikleri çok nadir klinik belirti verir. Allerjik Reaksiyonlar: Hastaların %2'sinde karboplatine aşırı duyarlık bildirilmiştir. Bunların türü ve şiddeti diğer platin içeren bileşiklerde bildirilenler ile aynıdır; örneğin; deri döküntüsü, ürtiker, eritem ve prüritus. Diğer: Anormal karaciğer fonksiyon testleri bildirilmiştir. Bunlar genellikle hafif ve orta şiddettedir. Nadir olarak ağrı, asteni, alopesi ve mukozit bildirilmiştir.

 

İlaç Etkileşimleri:

Alüminyum içeren injeksiyon veya infüzyon materyaliyle temas ettirilmemelidir. Sodyum klorür solüsyonu ile dilüsyon (%0.9) karboplatinin stabilitesini olumsuz yönde etkileyebilir; bu nedenle önerilmez.