KAPTORİL Tablet

DEVA

Etken Madde(ler):

Kaptopril

Piyasa Şekilleri:

50 mg: 50 tablet, 25 mg: 50 tabletlik ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Hipertansiyon tedavisinde günde 2-3x25 mg dozla başlanır ve 2 hafta içinde yeterli cevap alınamazsa günde 3x50 mg ve gereğinde 3x100 mg'a kadar yükseltilir. Maksimum günlük doz 450 mg'dır. İstendiğinde tiyazid grubu diüretiklerle kombine edilebilir. Kalp yetmezliğinde, eğer hasta diüretiklerle tedavi ediliyorsa başlangıç dozu 3x6,25-12,5 mg'dır. Diüretik kullanılmayan hastalarda ise 3x25 mg'la başlanır. Bu doz günde 3x50-100 mg'a kadar çıkartılabilir. Çocuklarda çok gerekli olursa kullanılmalı ve 3 eşit doza bölünen 1 mg/kg uygulanmalıdır. Maksimum günlük çocuk dozu 6 mg/kg'dır. Tabletler yemeklerden 1 saat önce alınmalıdır.

Endikasyonları:

Orta ve ağır derecedeki hipertansiyon vakaları, çeşitli antihipertansif tedavilere cevap vermeyen inatçı hipertansiyon vakaları ve konjestif kalp yetmezliğinde endikedir.

Kontrendikasyonları:

Kaptoprile karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda kullanılmamalıdır. Böbrek yetmezliği ve immün sistem hastalıkları (özellikle sistemik lupus eritematosuz) bulunan hastalarda uygulama çok dikkatli yapılmalıdır.

Uyarılar:

Kaptoprilin hematopoetik sistem üzerindeki etkisi nedeniyle görülen nötropeni çoğunlukla otoimmün ve kollajen sistem bozukluklarında izlenmektedir. Bu nedenle kaptopril böbrek fonksiyonları bozuk ya da otoimmün ve lupus eritematosuz gibi kollajen sistem hastalıkları olanlar ile lökositler üzerine etkili ilaç uygulanan hastalarda dikkatli verilmelidir. Kan tablosu tedaviye başlamadan önce incelenmeli, tedavi süresince ikişer hafta aralıklarla inceleme tekrarlanmalıdır. Böbrek arter stenozu ile birlikte seyreden vakalarda arteriyal hipertansiyonun normalleşmesine rağmen serum kreatinin ve BUN değerlerinde yükselmelere rastlanabilir; bu gibi durumlarda doz azaltılmalı ve/veya birlikte uygulanan diüretik tedavi durdurulmalıdır. Cerrahi müdahaleler ve anestezi süresince de hastalar hipotansiyon yönünden izlenmelidir. Hastalar ilaç ve yan etkileri yönünden yeterince aydınlatılmalı, bir enfeksiyon başlangıcında, periferal ödem şüphesinde ve ilacın uygulanması ile ilgili sorunlarda doktora başvurması önerilmelidir. Tedavi süresince yeterli sıvı alması hastaya hatırlatılmalıdır. Kaptopril diüretik tedavi uygulanan ya da daha önce uygulanmış olan ve tuzsuz rejim önerilen hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Aşırı terleme ve dehidratasyon sıvı hacmini azaltarak aşırı kan basıncı düşmesine neden olabilir. Hacim kaybının diğer nedenleri olan kusma ve diyare de kan basıncını düşürebileceğinden doktora başvurmayı gerektiren koşullardan sayılmalıdır. Böyle durumlarda bilinçsiz uygulanacak kaptopril ile iki saat içinde hipotansiyon oluşabilir. Kaptopril serum potasyum yüklenmesine yol açabilir, bu nedenle tedaviye başlamadan önce spironolakton almış hastalarda bu ilacın etkisi sürüyor olabileceğinden sık sık serum potasyum düzeyi ölçülmelidir. Nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlar, özellikle indometazin, kaptoprilin antihipertansif etkisini azaltabilir. Kaptopril yaşlı hastalarda kullanılırken, renin plazma seviyesi ve aktivitesi azalmış olabileceğinden bu tür hastalar dikkatle izlenmelidir. Kaptoprilin hamilelerde kullanım emniyeti kanıtlanmamıştır; anne sütüne geçtiğinden emzirenler ilacı kullandığında dikkatle izlenmeli ve gerekirse ilaç kesilmelidir. Kaptopril ile aşırı doz uygulamalarında öncelikle hipotansiyonunun düzeltilmesi dikkate alınmalıdır. Kan basıncının yükseltilmesi için i.v. yoldan izotonik tuzlu su verilerek hacmin artırılması etkili bir tedavi yöntemidir.

Yan Etkileri:

Hematolojik: Nötropeni, agranülositoz. Renal: Proteinüri, poliüri, oligüri, böbrek yetmezliği tablosu. Dermatolojik: Makülopapüler tip döküntü, ürtiker, prurit, fotosentivite, anjiyoödem (yüz, ağız mukozası ve ekstremitelerde). Kardiyovasküler: Hipotansiyon, taşikardi, palpitasyon, göğüs ağrısı. Gastrointestinal: Anoreksi, bulantı, kusma, diyare, kabızlık, aftöz ülserasyon, gastrik iritasyon. Genel: Disgusia, baş ağrısı, uykusuzluk, halsizlik, ağız kuruluğu , dispne, parestezi, öksürük, bronkospazm, lenf bezleri hastalığı, serum sickness-like sendromu. Çok düşük oranlarda ortaya çıkan bu yan etkiler, tedavi esnasında doz ayarlamaları yapıldığında ya da tedavi kesildiğinde ortadan kalkar. SGOT, SGPT, ve LDH gibi enzimlerde yükselmeler görülürse de bunlarda kaptoprilin kesin etkisi kanıtlanmamıştır. Özellikle renovasküler tip hipertansiyon vakalarında geçici olarak BUN, serum kreatinin ve potasyum yükselmeleri izlenebilir.

İlaç Etkileşimleri:

Nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlar, özellikle indometazin ve estrojen, kaptoprilin antihipertansif etkisini azaltabilirler. Diüretikler, beta blokerler , metildopa, kalsiyum antagonistleri gibi diğer antihipertansif ajanlar ile beraber kullanımında antihipertansif etki artışı görülür. Potasyum içeren triamteren, spironolakton gibi maddeler serum potasyum düzeyinin anlamlı ölçüde artışına neden olabilir. Probenesidin varlığında kaptoprilin renal klirensi düşer.