1ilaç

CİPRO Göz Damlası

BİOFARMA 

 

Formüler > Enfeksiyonlar > Antibakteriyel İlaçlar > Kinolonlar > Siprofloksasin

 

 

Etken Madde(ler):

Siprofloksasin HCl 3.5 mg/ml

 

Piyasa Şekilleri:

%0.3: 5 ml'lik plastik şişe

 

Kullanım Şekli:

Bakteriyel keratit: Başlangıçta hastalıklı göze her 15 dakikada bir 6 saat süre ile 2 damla damlatılır. Daha sonra günün kalan bölümünde her 30 dakikada bir yine 2 damla damlatılır. Tedavinin ikinci gününde hastalıklı göze saatte bir 2 damla damlatılır. Tedavinin 3-14. günlerinde ilaç hastalıklı göze 4 saatte bir 2 damla damlatılır. Eğer kornea epitelizasyonu tamamlanmamışsa tedaviye 14 günden fazla devam edilebilir. Keratiti olan hastalarda siprofloksasin tedavisinin ortalama süresi 3 hafta olarak bulunmuştur. Bakteriyel konjunktivit: Hastalıklı göze (gözlere) her 2 saatte bir 1-2 damla damlatılır. Bu tedavi hastanın uyanık olduğu saatlerde uygulanır ve 2 gün sürdürülür. Daha sonra 5 gün süre ile hastanın uyanık olduğu saatlerde hastalıklı göze (gözlere) her 4 saatte bir 1-2 damla damlatılır. Siprofloksasin tedavisi sırasında göze kontakt lens takılmamalıdır.

 

 

Endikasyonları:

Siprofloksasin Gram-negatif Gram-pozitif geniş bir spektrumda etkili antimikrobik bir ajandır. Pseudomonas aeruginosa, Serratia marcescens, Staphylococcus aureus, Staphylococcus epidermidis, Streptococcus pneumoniae Streptococcus (viridans grubu) gibi mikroornganizmaların neden olduğu kornea ülserleri ve Staphylococcus aureus, Staphylococcus epidermidis ve Streptococcus pneumoniae'nin neden olduğu konjunktivitte endikedir.

 

Kontrendikasyonları:

Siprofloksasin ve diğer kinolonlara aşırı duyarlılıkta kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Sistemik kinolon terapisi gören hastaların bazılarında ilk dozun ardından fatal aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Ancak lokal kullanımda sistemik emilim çok düşük olduğundan bu tür bir reaksiyon oluşması genellikle beklenmez. Sistemik kinolon kullanan aşırı duyarlılık olduğu bilinen olgularda ancak tıbbi gözetim altında kullanılmalıdır. Siprofloksasinin uzun süre kullanılması, fungi de dahil olmak üzere duyarlı olmayan mikroorganizmaların aşırı üremesiyle sonuçlanabilir. Eğer süperenfeksiyon belirirse, uygun tedavi başlatılmalıdır ve klinik bulgulara göre, hasta slit lamp mikroskobu gibi büyütme yardımıyla ve uygun floresein boyamasıyla kontrol edilmelidir. Siprofloksasin tedavisiyle ciltte döküntü veya diğer aşırı duyarlılık reaksiyonları görüldüğünde ilaç kesilmelidir. Fareler ve ratlar üzerinde günlük insan oral dozundan 6 kez fazla dozda siprofloksasinle yapılan çalışmalar döllenme yeteneğinde bozukluk yapmamış veya fetusa zarar saptanmamıştır. Buna rağmen, gebelerde yeterli sayıda ve kontrollü çalışmalar yoktur. Bu nedenle, ancak tıbbi zorunluluk olduğu durumlarda, yarar/risk oranı göz önüne alınarak kullanılmalıdır. Topikal olarak uygulanan siprofloksasinin insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Oysa oral olarak uygulanan tek doz 500 mg'lık siprofloksasinin insan sütünde varlığı saptanmıştır. Emziren annelere verildiğinde gerekli önlemler alınmalıdır. 1 yaşını tamamlamamış ve altındaki yaşlarda güvenliği ve etkinliği ispatlanmamıştır. Her ne kadar siprofloksasin ve kinolonların oral uygulaması yetişkin olmayan hayvanlarda antropatiye yol açsa da, topikal uygulamada böyle bir etkinlik gösterilmemiştir. Ancak yine de bir önlem olarak bu yaş grubuna uygulanmamalıdır.

 

Yan Etkileri:

En sık bildirilen advers etkiler lokal yanıklar ve rahatsızlık hissidir. Sık ilaç uygulamalı korneal ülser incelemelerinde hastaların %17'sinde beyaz kristal tortulaşma görülmüştür. Hastaların %10'undan azında kapak marjini kabarması, kristaller/pullar, yabancı cisim hissi, kaşıntı, konjunktival hiperemi ve uygulamanın ardından kötü tat görülmüştür. Hastaların %1'inden azındaysa kornea beneklenmesi, keratitis/keratopati, allerjik reaksiyonlar, kapak ödemi, yaşarma, fotofobi, bulanıklık ve görme alanının azalması gibi etkiler görülmüştür.

 

İlaç Etkileşimleri:

Siprofloksasinin oftalmik ilaç etkileşim incelemeleri henüz yapılmamıştır. Bununla beraber bazı kinolonların sistemik alınmasının teofilinin plazma konsantrasyonunu yükselttiği, kafein metabolizmasına müdahale ettiği, ağızdan alınan pıhtılaşmayı önleyici maddelerin varfarin ve türevlerinin etkisini artırdığı ve aynı anda siklosporin alan hastalarda serum kreatininde geçici yükselmelere neden olduğu gösterilmiştir.