1ilaç

ATRACARIUM BESYLATE IV Ampul

 ABBOTT

 

 

Etken Madde(ler):

Atrakuryum besilat 10 mg/ml

 

Piyasa Şekilleri:

2.5 ml'lik 5 i.v. ampul, 5 ml'lik 5 i.v. ampul içeren ambalajlarda.

 

Kullanım Şekli:

Hastaya rahatsızlık vermemek için, bilinç kaybolmadan önce verilmemelidir. Alkali solüsyonlarla aynı enjektörde karıştırılmamalı veya eşzamanlı olarak aynı iğneden verilmemelidir. İntravenöz olarak kullanılmalıdır. Entübasyonda ve nöromüsküler blokun idamesinde bolus şeklindeki dozlar: Erişkinlerde; i.v. bolus şeklinde verilen 0.4-0.5 mg/kg hemen bütün hastalar için önerilen başlangıç dozudur. Sevofluran, desfluran, izofluran veya enfluran anestezisi altındaki bir hastada ilk olarak verilecek başlangıç dozu 0.25-0.35 mg/kg’a indirilmelidir. Uzun sürecek ameliyatlarda nöromüsküler blokun idame ettirilmesi için, 0.08-0.10 mg/kg’lık dozlarının kullanılması önerilir. İdame dozları, klinik kriterler temel alınarak kararlaştırılmalıdır. Çocuklar ve bebekler: 2 yaşında veya daha büyük çocuklarda dozaj ayarlamasına gerek yoktur. 1-24 aylık çocuklarda ise halotan anestezisi uygulanırken 0.3-0.4 mg/kg’lık başlangıç dozu önerilir. Önemli bir kalp damar hastalığı olan erişkinlerde, çocuklarda veya bebeklerde, ayrıca anamnezlerinde, histamin salınmasının normalden fazla olacağı izlenimi veren bilgiler bulunan hastalarda; 0.3-0.4 mg/kg’lık başlangıç dozunun yavaş yavaş ya da 1 dakika içinde tamamlanmak üzere birkaç kısımda verilmesi önerilir. Nöromüsküler hastalık, şiddetli elektrolit bozuklukları veya karsinomatoz vakalarında da dozun azaltılması düşünülmelidir. Dengeli anestezi sırasında entübasyon için süksinilkolin kullanılmış hastalarda başlangıç dozu olarak 0.3-0.4 mg/kg önerilir. Sürekli infüzyon yoluyla kullanım: Ameliyathanede infüzyon: Bu uygulamanın hızı, hastanın, periferik stimülatör yardımıyla ölçülen cevabına göre ayarlanmalıdır. İnfüzyon yalnızca, bolus dozuyla elde edilen nöromüsküler blokun çözülmekte olduğunu gösteren erken kanıtlar görüldükten sonra başlatılmalıdır.

 

 

Endikasyonları:

Cerrahi girişimlerde veya kontrollü ventilasyon sırasında trakeal entübasyonu sağlamak ve iskelet kaslarını gevşetmek ve yoğun bakım ünitelerindeki (YBÜ) hastalarda mekanik ventilasyonu kolaylaştırmak amacıyla genel anesteziye ek olarak uygulanan, son derece selektif, kompetitif veya nondepolarizan bir nöromüsküler blokerdir.

 

Kontrendikasyonları:

Atrakuryuma aşırı duyarlı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.

 

Uyarılar:

Bütün nöromüsküler blokerler gibi, diğer iskelet kasları ile birlikte solunum kaslarında felç oluşturur, ancak şuur üzerine herhangi bir etkisi yoktur. Sadece uygun genel anestezi ile birlikte ve deneyimli bir anestezist tarafından, endotrakeal entübasyon ve yapay solunum için uygun olanakların varlığında uygulanmalıdır. Uygulama sırasında histamin açığa çıkma ihtimali vardır. Önerilen dozlarda anlamlı bir vagal veya ganglion bloker etkisi yoktur. Ameliyat sırasındaki vagal stimulasyon veya birçok anestezik ilacın neden olduğu bradikardiyi önlemez. Myastenia gravis, diğer nöromüsküler hastalıklar ve ciddi elektrolit dengesizliği olan hastalarda artmış duyarlılık görülebilir. Tracrium, arteriyel kan basıncı düşmelerine çok hassas olan hastalarda (örn. hipovolemik hastalarda), 60 saniyeden daha uzun bir sürede uygulanmalıdır. Uygulama için küçük bir ven seçilmişse, uygulama sonrası serum fizyolojik ile ven yıkanmalıdır. Atrakuryum hipnotiktir ve kan transfüzyonunun infüzyon yolundan uygulanmamalıdır. Yanıklı hastalarda direnç gelişebilir. Bu hastalarda yanıktan beri geçen süre ve yanığın büyüklüğüne göre doz artırılması gerekebilir. Atrakuryumun metaboliti olan laudanosin, yüksek dozlarda laboratuvar hayvanlarına uygulandığında geçici hipotansiyon ve bazı türlerde serebral eksitatör etkilerle ilişkili bulunmuştur. İnsanların atrakuryuma maruz kalma şekli gözönüne alındığında, atrakuryum ile cerrahi gevşeme altındaki hastalara mutajenisite riski önemsiz kabul edilebilir. Karsinojenisite ve fertilite çalışmaları yapılmamıştır. Hayvan çalışmaları atrakuryumun fetal gelişme üzerine anlamlı etkileri olmadığını göstermiştir. Hamilelikte anneye beklenen yararları fetüs üzerine muhtemel risklerinden fazla olduğuna inanılan durumlarda kullanılmalıdır. Sezaryen ameliyatlarında kas gevşemesini sürdürmek için uygundur çünkü atrakuryum önerilen dozları takiben plasentadan klinik açıdan anlamlı miktarda geçmez. anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.

 

Yan Etkileri:

Uygulama ile ilgili olarak deride kızarıklık, hafif geçici hipotansiyon veya bronkospazm bildirilmiş ve bu histamin serbestlenmesine bağlanmıştır. Atrakuryum ile birlikte, bir ya da daha fazla anestezik ilaç verilen hastalarda çok nadir olarak anaflaksiye benzeyen reaksiyonlar bildirilmiştir. Nadiren atrakuryum ile birlikte birçok diğer ilaçlar alan YBÜ hastalarında nöbetler bildirilmiştir. Bu hastaların genellikle nöbetleri tetikleyen bir veya daha çok medikal durumları vardı (örn; kraniyel travma, serebral ödem, viral ensefalit, hipoksik ensefalopati, üremi). Atrakuryumun metaboliti olan laudanosin ile nedensel ilişkisi saptanmamıştır. Klinik çalışmalarda, plazma laudanosin konsantrasyonu ile nöbet oluşumu arasında herhangi bir korelasyon görülmemiştir. YBÜ'ndeki beraberinde kortikosteroid alan ciddi hastalarda kas gevşeticilerin uzun süreli kullanımını takiben bazı kas güçsüzlüğü ve/veya miyopati raporları vardır.

 

İlaç Etkileşimleri:

Halotan, izofluran ve enfluran gibi inhalasyon anesteziklerinin birlikte uygulanması ile atrakuryumun oluşturduğu nöromüsküler blok uzayabilir. Antibiyotikler (aminoglikozidler, polimiksinler, spektinomisin, tetrasiklinler, linkomisin ve klindamisin), antiaritmik ilaçlar (propranolol, kalsiyum-antagonistleri, lidokain, prokainamid ve kinidin), diüretikler (furosemid ve muhtemelen mannitol, tiyazid diüretikleri ve asetazolamid), magnezyum sülfat, ketamin, lityum tuzları, ganglion blokerler (trimetafan, heksametonyum) atrakuryum ile birlikte uygulandıklarında nondepolarizan nöromüsküler blokun derinliğini ve/veya süresini artırabilirler. Nadiren bazı ilaçlar latent myastenia gravisi maskeleyebilir,kötüleştirebilir veya myastenik sendromu indükleyebilir. Böyle bir gelişme, atrakuryuma artmış bir duyarlılığa neden olabilir. Bu ilaçlar; çeşitli antibiyotikler, beta-blokerler (propranolol, oksprenolol), antiaritmik ilaçlar (prokainamid, kinidin), antiromatizmal ilaçlar (klorokin, D-penisilamin), trimetafan, klorpromazin, steroidler, fenitoin ve lityumdur. Kronik antikonvülzan tedavi uygulanan hastalarda nondepolarizan nöromüsküler blok başlaması için geçen süre uzayabilir ve blok süresi kısalabilir. Birlikte diğer non-depolarizan nöromüsküler blokerlerin uygulanması halinde, uygulanan atrakuryumun eşdeğer etkili toplam dozlarından beklenenden çok daha fazla nöromüsküler blokaj oluşabilir. Süksametonyum klorür gibi depolarizan kas gevşeticiler, atrakuryum gibi nondepolarizan ajanların nöromüsküler blok etki sürelerini uzatmak amacıyla uygulanmamalıdır, çünkü bu antikolinesteraz ilaçlarla geri döndürülmesi zor olabilen, uzamış ve kompleks bir bloka yol açabilir. Yüksek pH'da inaktive olduğu için, tiyopenton veya herhangi bir alkali ajan ile birlikte aynı şırıngada karıştırılmamalıdır.